D K etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
D K etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BOLD NATIVE izle / torrent





Göreceliğin tüm boyutlarıyla egemen olduğu bir çağdayız! Bu o denli bizim inisiyatifimize bağlı ki kitlesel yıkım silahı geliştirmenin uluslararası ilişkiler açısından teorize edilen bir haklılığı olabiliyorken birbirini kazıklayan homo-sapiens uygarlığının çılgınca arzuları için sistematik kıyım, işkence, hapis, taciz ve tecavüze uğrayanları gerçek anlamda kurtarmaya çalışmak terörizm olarak değerlendiriyor. İşte A.L.F. yani Hayvan Özgürlüğü Cephesi bir praksis olarak bu noktada devreye giriyor.

Spartacus'ün ve zamanın afaroz edilmişlerinin yaptığı gibi kolezyumlardaki seyircileri günlük canlı vahşet yayınından koparmak ya da 17. yüzyıldaki ayaktakımından oluşan aşağı kitleyi, üçkâğıtçıları, cadıları, delileri, haydutları ve aylak aylak dolaşan bütün yoksulları yani kısacası varlığıyla "sömürge" ve "hanedanlık" düzeninin tüm suçlarını ifşa edecekleri, tüm mağdurları kurtarmak ''pahasına'' yapıyorlar bunu. Bu bir örgüt de değil, bir felsefedir. Kurmarhanelere ve tüketici fiyat endeksine korku salan bir felsefe; özgürlüğün empatinin bir belirtisi olduğu düşüncesi, yeryüzündeki her canlının her göz yaşının, özleminin, çığlığının, acısının, terk edilmişliğinin bir anlamı olduğu hakikati.



  


WE STEAL SECRETS: THE STORY OF WIKILEAKS izle / torrent






O tüm dünyada bir devrim yarattı. Tüm dünyayı titretti ve dünya devi Amerika bile ne yapacağını şaşırdı onun karşısında. Hükümetlerin ve büyük şirketlerin gizli ve kirli, çıkarcı, ranta dayalı ve savaş suçlarıyla dolu  belgelerini yayınladı. Dünyada büyük tepki uyandırdı.

Tunus'ta, Mısır'da, Libya'da yaşanan ayaklanmalar ve değişimler, Türkiye, Yunanistan, Brezilya ve hatta Amerika'da ortaya çıkan ayaklanmaların ateşleyicisi oldu Wikileaks. O tümden bir toplumsal dönüşümü her şeyi ortaya koyarak, bilerek gerçekleşeceğine inanıyodu. O yüzden 0 sansür politikası hakimdi hep döküman ifşalarında.

Kısaca Wikileaks'in  kuruluşu, bunun öncesinde Julian Assange'ın diğer hacktivist eylemleri -uzaya gönderilecek mekiğin ve tüm işletim sistemlerine sızması ve NASA'ya iyi bir panik yaşatmasına kadar- baştan sona güzel bir hikaye bizi bekliyor. Kesinlikle kaçırmayın...




  


YELLOW SUBMARINE izle / torrent






The Beatles'ın hayal ve psychedelic dünyasında kaybolmak için daha iyi bir seçenek olabilir mi, bu filmden başka? The Beatles'ın aynı isimdeki şarkısı üzerine kurulu olan 1968 yapımı bu animasyon filmin, başrollerinde The Beatles üyeleri; John Lennon, Paul McCartney, George Harrison, Ringo Starr yer almakta.

Kısaca fantastik bir dünyada geçen hikayede, dünyadaki çarpık birçok köklü toplumsal yapılar eleştirel olarak ele alınır. Naif bir savaş ve düzen karşıtlığı tüm tatlılığıyla karşımızdadır. Bu psychedelic filmde; sevgi ve barış tüm dünyayı değiştirecektir.

Pepperland'da her şey tüm neşesiyle, sanat ve müzikle dolu sürüp giderken, Kötü Maviler gelip, ülkeyi işgal ederler. Tüm müziği yasaklarlar ve bu ülkedeki tüm sevgi, neşe ve renkleri kuruturlar. Lord Amiral ise bu istiladan sağ kurtulan tek Pepperland'lıdır. Denizaltıya binip işgal ülkesinden kaçmayı başarır. Londra'ya vardığında The Beatles üyeleriyle karşılaşan Lord Amiral yardım ister ve bu güzel ülkeyi sevgi ve müzikle kurtarmak için yola koyulurlar. Fantastik, sürrealist, sembolik ve psychedelic bir yolculuk şimdi sizleri bekliyor. (Görüntü kalitesini 720 seçip filmi HD izleyebilirsiniz)





LAST EXIT TO BROOKLYN izle / torrent






Daha çok Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem For A Dream) kitabıyla ve aynı isimde sinemaya uyarlanmış filmiyle (2000) ünlenmiş olan yazar Hubert Selby'nin, Brooklyn'e Son Çıkış (Last Exit to Brooklyn) adlı kitabından aynı isim ile sinemaya uyarlaması (1989) bu nadide film. Çok geçmeden diğer uyarlaması gibi klasikler arasına girmiş film muhteşem özgün değerini hala koruyor.

Bu filmde yorum yok, başrol yok... Her şey tüm çıplaklığıyla gözünüzün önüne seriliyor. Edebiyat ve sanatta natüralizm akımının bilindik ilkesi gereği "doğanın aynası olmak" kuralı adına yeraltı yaşamının tüm çıplaklığı ve gerçekçiliği tarafsız ve yorumsuz bir şekilde aktarılır okuyucuya ve aynı şekilde izleyiciye. Kitapta olduğu gibi filmde de tüm karakterler, gerçek hayatta yaşayan ve karşılaştığımız insanların yaşamını temsil ediyor.

Yaşam adına sarfedilmiş tüm mücadeleler vardır burada. İşçilerin sözüm ona "şanlı grev"leri, direnişleri vardır, bağımlıların en iyi geceği kotarma sevdaları vardır, "batı dünyasının en güzel göğüsleri"ne sahip fahişenin 10 saniyede her istediği subayı tavlama yarışı vardır, en iyi altın vuruşu yapacak travestinin sevdası ve toplumsal gerçeklerle yüzleşmesi vardır. Toplum vardır, din, ahlak, kapitalizm, uyuşturucu ve yeraltı yaşamı vardır. Yani hayatımızın kısaca tüm çıplaklığıyla özeti... Yazar tümüyle yorumu size bırakıyor. Buna cesaretiniz varsa...







GASLAND izle / torrent






Belgesel büyük doğalgaz şirketlerinin sondaj sırasında doğaya ve insanlara -hiç abartı yok- nasıl işkence çektirdiklerini anlatıyor. Korkunç bir tablo ve korkunç bir zehir bu. Medyanın bizim gözlerimizden uzak tuttuğu ve bizim bir türlü görmek istemediğimiz bir gerçek. 500'den fazla kimyasala boğulan toprak ve su insanların yaşam kaynaklarının tam içinde. Musluktan gelen su, çamurdan kötü görünüyor, hayvanlar hastalıklı ve hepsinin tüyleri dökülüyor. Sondaj alanları feci bir tahribat alanı.

Doğanın içinde kendilerinin inşa ettiği bir evde, hippi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, belgeselin yönetmeni Josh Fox, söze şöyle başlıyor: "Ben karamsar değilim. Her zaman insanların öfkeye, açgözlülüğe ve çılgınlığa yenik düşmeyeceğine inandım. Sevdiğimiz şeyleri yok etmeyecek bir çözüm bulacağımıza inandım." Ve belgesel; günlük yaşamımızın ve tüketim dünyamızın önemli bir bölümünü kapsayan doğal gaz ve şirketlerin ahlakını gözler önüne seriyor ve bizim de bununla yüzleşmemizi bekliyor.




CHAPLIN izle / torrent






Dünyanın görüp görebileceği nadide efsanelerden birinin harika bir hikayesi bu film. Herkes onu az çok tanıyor. Oynadığı karakterleri, düşüncelerini, sinemaya ve insanlığa katkılarını... Bu filmde ise yaşam serüvenine ve sinema hayatına yakından tanık olma fırsatı buluyoruz.

Tiyatro oyuncusu olan bir annenin çocuğu olan Chaplin, bir grup ile turnelere katılarak hayatını geçindirmektedir. Henüz tiyatrodayken içindeki cevheri Mack Sennett'in keşfetmesiyle sessiz sinemaya adım atar. Meşhur Şarlo rolüyle dünya çapında bir üne kavuşurken, özel hayatındaki çalkantılar artmaya başlar. Amerikan vatandaşlığını reddetmesiyle başlayan karalama kampanyası ile bazı filmlerinin komünizm propagandası ve Amerika düşmanlığı ile yaftalanması gibi olaylarla karşı karşıya kalması onu günden güne yıpratacaktı. Bu esnada Amerika'da süren komünist avından o da nasibini alacak ve Amerika'ya girişi yasaklanacaktı. Oyunculuk ve çekim açısından çok güzel bir yapım olan bu filmde Chaplin'in hayatından birçok ayrıntı mevcut. Ayrıca filmde Charlie Chaplin'in annesi rolünü oynayan Geraldine Chaplin, Charlie Chaplin'in gerçek kızıdır.






BILL HICKS: RELENTLESS izle / torrent






Zeitgeist belgesellerinden aşina olduğumuz sıra dışı bir komedyenden sıra dışı bir gösteri: Bill Hicks. Benzer komedyenlerden ziyade evrene ve insanlığa dair daha duyarlı, bilinçli ve ciddi olan Hicks, kendine özgü üslubuyla karşımıza çıkıyor. Dinlerden politikaya, medyadan haberlere, savaşlardan devletlere birçok toplumsal ve genel konular üzerine bir yergi şöleni sürerken güldürü de devam ediyor. Bu iki yönünü dengeli kullanabilen Bill Hicks, stand-up alanında ve komedyenler arasında kendi yerini koruyor. Kısaca kaçırılmaması gereken bir gösteri.





WE ARE LEGION: THE STORY OF THE HACKTIVISTS izle / torrent






Dünyanın en büyük ve güçlü hacker grubu Anonymous'un hikayesinin anlatıldığı harika bir belgesel. İlk olarak bir araya gelmelerinden kuruluşlarına, ilk hacktivist eylemlerinden politik bir düzeye kaymalarına, devletle ve CIA ile ilk karşı karşıya gelmelerinden üyelerinin izlenmelerine ve tutuklanmalarına kadar birçok olay detaylarıyla ilk kez karşınızda. WikiLeaks'ın kurucusu Julian Assange'dan nasıl etkilendiklerinin ve tutuklanma sürecinde nasıl tepki verdikleri gibi Tunus, Mısır, Libya halklarının hükümetlere karşı verdikleri mücadelede nasıl rol oynadıklarına dair de birçok anekdot aktarılıyor.

Belgeselde Anonymous'dan önemli isimlerin yer aldığı gibi, alakalı yazar ve araştırmalılar da yer alıyor. Hacktivizmin doğuşu ve yükselişinin etkili bir şekilde hikayelendirildiği bu belgeseli kaçırmayın.





EDDIE IZZARD: DRESSED TO KILL izle / torrent

Posted by Unknown 13.9.13 , under , , , , , | 1 comment








Muhalif duruşu ve sivri diliyle tanınan Eddie Izzard, yine kendine özgü üslubuyla karşımızda. Travesti kimliğiyle de öne çıkan komedyen sözünü hiçbir şeyden esirgemiyor. Kısa bir girişle başlayan gösteride, genel durumlara dair esprilerden sonra, askeriye, devlet, din, homofobi gibi birçok konu Eddie Izzard'ın ağzından nasibini alıyor.

Kesinlikle izlenmesi gereken bir komedyen olan Eddie Izzard'ın bu gösterisi için kendinize vakit ayırmalısınız. Bu cüretkar ve sivri dilli adama hayran kalacaksınız.







BRAVE NEW WORLD izle / torrent

Cesur Yeni Dünya: 







Felsefede ilk distopya örneği olan Aldous Huxley'in Brave New World (Cesur Yeni Dünya) bilim-kurgu kitabından başarılı bir şekilde uyarlanmış harika bir film. İnsanlığın gidişatının olası geleceği kitapta olduğu gibi filmde de eleştiriliyor. Bunu yaparken de zaman ve mekan, modern sinemada az görülür bir gerçeklikle ve özenle sunuluyor.

Teknolojik olarak gelişmiş ama hala bir hiyerarşi sınıfının olduğu, yine de her sınıfın mevcudiyetinden memnun kaldığı, savaş ve yoksulluk yok edilmiş ama yine de sistemin önem kazandığı bir dünya halini görüyoruz. Tüm toplumsal hareketler kontrol altındadır: cinsel yaşam, üreme teknolojisi, ojenik uygarlık ve eğitimin hipnopedi ile sağlandığı bir düzen.

Ancak dış dünyaya kapalı kalmıştır bu "Cesur Dünya". Ve artık "Vahşi" olarak anılacak John'un bu dünyaya gelmesiyle ortalık biraz karışacaktır. Hiyerarşi ve düzenin olmadığı bir yaşamdan gelen John, çok sorgulayıcı ve birazdan anlamsız gelecektir çünkü bu kurguya. Bu karmaşanın içinde akıntıya kapılmışcasına ilerlerken, John ve Cesur Yeni Dünya için de bir şeyler çözülmeye başlamıştır.




  



SURPLUS: TERRORIZED INTO BEING CONSUMERS izle / torrent

Sermaye Fazlası: Tüketim Arzusu Sizi Terörize Eder 







Gezi Parkı olaylarından sonra, devletin ve tüm kurumlarının riyakarlık ve korku saçan tavırlarını ve bunun ardındaki tüm iktidar savaşımlarını anlamak için bu belgesel kaçırılmaz fırsat. Commercialism/piyasacılığın temel dayanaklarına inen, iktidarlığın ve sistemin bu can damarını biraz sorgulayan, aynı zamanda bunu tomlum bilinci ve iradesinde pasifize etmek için obskürantizm/bilmesinlerciliği nasıl ve ne şekilde kullandıklarına bakın. Tüm dünyada iktidarların nasıl birebir aynı hareket ettiklerini gördüğünüzde çok şaşıracaksınız.

"Tüketim toplumu çevreyi yok etti. Milyonlarca bitki ve hayvanın soylarını tüketti. Denizi, nehirleri ve gölleri zehirledi. Havayı kirletti. Atmosferi karbondioksit ve diğer zehirli gazlarla doldurdu. Ozon tabakasını deldi.  Benzin, kömür, gaz rezervlerini ve zengin madeni kaynaklarımızı tüketti. Ormanlarımızı yok etti ve kendi ormanlarını da... Peki geriye bizim için ne kaldı? Az gelişmişlik. Yoksulluk. Bağımlılık. Borçlar. Belirsizlik. Çok gelişmiş toplumlar için problem büyüme değil, pastanın dağılımı. Sadece kendi aralarındaki de değil bütün toplumların arasındaki pastanın.

Sürdürülebilir kalkınma tüm uluslar arasında dürüst bir dağılım olması halinde imkansızlaşır. Hepsinin ötesinde, insanlık aynı kaderi paylaşan büyük bir ailedir. Bugün karşılaştığımız ciddi krizlerle gelecekteki, çok daha fazla kontrolden çıkmış dünyanın ekonomik, sosyal ve ekolojik trajedilerini asla çözemeyeceğimizi anlıyoruz. İnsanlığı kurtarmak için bir şeyler yapılmalı. Daha iyi bir dünya mümkün!"

Belgesel söze şöyle devam ediyor: "Bir binaya ya da bir pencereye şiddet uygulayamazsınız. Şiddet bizim için çok daha farklı bir şeyi ifade ediyor. Bu şiddet değildir, tabii bireylere saldırmayı haklı bulanlardan değilseniz, biz değiliz. Özellikle Seattle olayları sonrasında elit sınıf büyük bir panik içindeydi. Olayların nedenlerini arayıp duruyorlardı. Ve işaret edebileceğiniz tek isim John Zerzan'dı. Eğer hareketin arkasındaki fikri arıyorsanız, bu kesinlikle John Zerzan'dır." Ve sonrasında anarko-primitivist yazar John Zerzan söze başlıyor.






I AM izle / torrent






"Dünya, sergilediği şaşaanın ötesini görebilenlerindir. Onun bir yalan olduğunu görenler, ona ölümcül darbeyi vurmuş olur." - Ralph Waldo EMERSON

Bu sözlerle başlayan belgesel, bir film yönetmeni olan Tom Shadyac'ın dünya düzenini ve sosyal yaşamımızı, dünya üzerindeki adaletsizliği, eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları vesaire sorgulamaya ve temel sorunlara inmeye çalışmasını anlatıyor. Geçirdiği kaza sonrası ölümün eşiğine gelen Tom, kendisiyle yüzleşirken, dünyayı ve insanların sorunlarını da sorgular.

Ace Ventura ve Patch Adams gibi birçok ünlü filmin yönetmeni olan Tom Shadyac, barış, sevgi, evrenin bütüncüllüğü gibi temalarla harika bir belgesel keyfi sunuyor bize. Ve bunu ilgili bilim insanları, düşünür ve ünlü insanlarla birlikte keyifli bir hale getiriyor.






GEORGE CARLIN: BACK IN TOWN izle / torrent






George Carlin yine sahnede. Yine sivri dilli, yine sonuna kadar eleştirel. Muhalif duruşuyla ve sert eleştiriler taşıyan gösterileriyle tanınan komedyen George Carlin, bu gösterisinde; kürtaj, eşcinsellik, din, devlet, toplum, kutsallık, Amerikan gelenekleri gibi konuları hicvediyor.

Lenny Bruce'dan sonra dünyanın en iyi ikinci komedyeni olarak gösterilen George Carlin yine kaçırmamanız gereken 1996'da yapılmış bir gösteriyle karşınıza çıkıyor. İyi seyirler...





BBC: THE CENTURY OF THE SELF izle / torrent





Bundan 100 yıl önce, Sigmund Freud tarafından insan doğası hakkında yeni bir teori ortaya atıldı. "Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler" keşfettiğini söylüyordu. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde, bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi. Bu belgesel serisi, iktidarı elinde tutanların kitlesel demokrasi çağında, tehlikeli kalabalıkları kontrol etmek için Freud'un teorilerini nasıl kullandıklarını anlatıyor. Kalabalıklar, kitle davranışı ve onları kontrol etmek adına nelerin nasıl yapıldığını çarpıcı etkisiyle ve anlatımıyla konu alan bu belgesel serisi 4 bölümden oluşuyor.


  





I Happiness Machines / Mutluluk Makineleri:

Hikayenin merkezinde sadece Sigmund Freud değil, Freud ailesinin diğer üyeleri de yer alıyor. Bu bölümde Freud'un Amerikalı yeğeni Edward Bernays'den bahsedeceğiz. Günümüzde Bernays neredeyse tamamen unutulmuştur. Fakat 20. yüzyıldaki etkisi neredeyse amcası kadar büyüktür. Çünkü Bernays, Freud'un insan hakkındaki fikirlerini alıp, kitlelerin manipülasyonu için kullanan ilk kişiydi. Seri üretim mallarını insanların bilinçdışı arzularıyla ilişkilendirerek, ihtiyaçları olmayan şeyleri istemeleri için insanları nasıl ikna edeceklerini Amerikan şirketlerine ilk gösteren kişiydi. Buradan yola çıkarak kitleleri kontrol etmenin yollarına dair yeni bir siyasi fikir oluşacaktı. İnsanlar, içlerindeki bencil arzular tatmin edildiğinde mutlu olurken, aynı zamanda uslu çocuklar haline geliyorlardı. Bugün bütün dünyayı saran, sadece tüketen insan modeli böyle başlamıştı.






II The Engineering Of Consent / Rıza Mühendisliği:

Bilinçdışına giden ana yol. Sigmund Freud'un bilinçdışı hakkındaki düşüncelerinin, savaş sonrası Amerika'sında kitleleri kontrol etmek amacıyla iktidarlar tarafından nasıl kullanıldığını anlatacağız. Politikacılar ve planlamacılar şuna inanıyordu: Bütün insanların içinde saklı, tehlikeli irrasyonel korkular ve arzular olduğunu söyleyen Freud haklıydı. Bu içgüdülerin dışarı çıkmasıyla birlikte, Nazi Almanya'sındaki barbarlıkla karşılaştığımızı düşünüyorlardı. Bunun yeniden olmasını engellemek için, insan zihni içindeki bu gizli düşmanı kontrol etmenin yollarını aramaya koyuldular. Hikayenin merkezinde, Sigmund Freud'un kızı Anna ve yeğeni Edward Bernays bulunuyor. Bernays, halkla ilişkiler mesleğini icat etmişti. Amerikan halkının zihinlerini yönetmek ve kontrol altında tutmak amacıyla çeşitli teknikler geliştirmek için Amerikan hükümeti, büyük şirketler ve CIA tarafından Freud ailesinin fikirleri kullanıldı. İktidardakiler, demokrasinin işlemesini sağlamak için tek yolun dengeli bir toplum yaratmak olduğunu, normal Amerikan yaşamının hemen altında gezinen vahşi barbarlığın bastırılması gerektiğini düşünüyorlardı.






III There Is Policeman Inside All Our Heads. He Must Be Destroyed / Hepimizin Kafasında Bir Polis Geziyor. Onu Yok Etmeliyiz:

Bu bölümde, Sigmund Freud'un bilinçdışı hakkındaki fikirlerinin, iktidardakiler tarafından kitleleri kontrol etmek için demokrasi çağında nasıl kullanıldığını anlatacağız. Geçen bölümde, Freud'un düşüncelerinin 1950'lerde Amerika'da nasıl yayıldığını anlattık. Bu düşünceler, Freud'un kızı Anna ve halkla ilişkileri icat eden yeğeni Edward Bernays tarafından pazarlanmıştı. Bernays, Freud'un teorilerini reklam ve pazarlamanın kalbine taşıdı. Her ikisine göre de, bütün insanların içinde gizli bir irrasyonel kişilik vardı. Bu kişilik, hem bireyin iyiliği için, hem de toplumun dengesi için kontrol altında tutulmalıydı. Ancak Freud'lar iktidardan devrilmek üzereydiler. Rakipleri, onların insan doğası hakkında yanıldığını söylüyorlardı. İçteki benlik bastırılıp kontrol edilmek yerine, kendini ifade edebilmesi için teşvik edilmeliydi. Böylece yeni bir güçlü insan türü ortaya çıkacak, daha iyi toplum oluşacaktı. Fakat aslında bu devrimden çıkan şey tam tersiydi. İzole olmuş, savunmasız, ve en önemlisi açgözlü bir benlik. Şirketler ve siyaset tarafından manipüle edilmeye daha öncekilerden çok çok daha yatkın bir kişilik. İktidardakiler artık benliği kontrol etmek için onu bastırmaya değil, sonsuz arzularını beslemeye başlamıştı.






IV Eight People Sipping Wine in Kettering / Kettering'de Şarap Yudumlayan Sekiz Kişi:

Bu, günümüz toplumuna hükmeden bir düşüncenin yükseliş hikayesi. Tüm istek ve arzularımızı tatmin etmenin önceliğimiz olduğu söylenir. Bugün, her istediğinize nasıl sahip olacağınızı anlatacağız. Geçen bölümlerde benliğin yükselişinin iş hayatıyla beraber nasıl teşvik edilip geliştiğini gördük. Sigmund Freud'un fikirlerini kullanarak, bireyin içsel arzularını okuma teknikleri geliştirip onları ürünlerle beslediler. Final bölümümüz bu düşüncenin nasıl politikayı ele geçirdiğiyle ilgili. Hem İngiltere hem de Amerikadaki sol görüşlü politikacıların bu teknikleri gücü kazanmak için nasıl kullandıklarıyla ilgili. Daha iyi ve yeni bir demokrasi formu yarattıklarına inandılar. Öyle ki bireyin iç hislerine tamamen yanıt veren bir form. Ama politikacıların gözden kaçırdığı şey bu tekniklerin çıkarılmasına neden olan düşüncenin aslı insanları özgürleştirmeyi amaçlamıyor, günümüz kitlesel demokrasisiyle onları kontrol edecek yeni bir yol amaçlıyordu.




IF A TREE FALLS izle / torrent

A Story of the Earth Liberation Front






Dünyanın en bilindik ve ses getirmiş çevre örgütlerinden olan E.LF.'in ve örgütün üyelerinden olan Daniel McGowan ve diğer arkadaşlarının merkezinde dönen hikayesine tanık oluyoruz. 1996'da kurulan E.L.F. insanoğlunun yeryüzüne karşı sürdürdüğü vahşete karşı bir vicdan sesiydi. Yaptıkları sivil itaatsizlik eylemlerine karşılık polisin ve devletin uyguladığı şiddet sonrası tepkilerinin dozunu artırırlar. Orman ve hayvan katliamlarına karşın artık radikal ve ses getirir eylem arayışlarında olan E.L.F. gittikçe büyüyor ama bir o kadar da oklarını üzerine çekiyordu.

Mezbağalara ve kereste şantiyelerine saldırmaya başlayan örgüt üyeleri; polis tarafından aranmakla kalmamış, artık medya ve devlet tarafından da eko-terörist olarak suçlanmışlardı. Ortalığın git gide kızışması aktivistler arasında da fikir ayrılığına neden olmuştu. Daha sonraları düşüncelerini ve vicdanlarını sorgulamaya başlar ve uzun bir dinlenmeye geçerler. Ancak polis açıklarını bulmuş ve saldırmaya başlamıştır.

Yaşama, dünyaya ve doğaya karşı vicdan ile onun için gerçekleşen şiddet olaylarına ve bunun tüm insanlar arasında yarattığı duruma keskin bir bakış getiren belgesel sadece bir çevre örgütünün hikayesinden ibaret değil. Aynı zamanda kendi vicdanımızla da bütüncül ve tutarlı bir şekilde yüzleşmemize olanak veriyor.







FOOD MATTERS izle / torrent






Sağlık ve ilaç sektörünün insanoğlunun ve yaşamın faydasına değil, büyük şirketlerin rant ve kazançlarına göre çalışan, basit ve çıkarcı birer kuruluşlara dönüştüğünü anlatan, bunları bilimsel ve kayıtlı verilerle izleyicinin bilgisine sunan belgesel; artık tüm insanların yaşamlarının sağlık adına sömürüldüğüne karşın radikal kararlar almasını bekliyor. Belgeselde de geçtiği gibi "sağlık para etmiyor!" ve bu yüzden şirketler tarafından aldatılan hastalar yine onlar tarafından sağlıkları pazara çıkarılıyor. İlaçlar ve yanlış tedavilerle her yıl, yüz binlerce insanın ölümüne neden olan ilaç şirketleri, kendi ürünlerini teftiş eden kurumların finansmanlığı yaptığı gibi adalet sistemindeki ürünleri üzerine karar veren kişilerle de yakın ilişkilerinin olduğu belirtiliyor. Bu da bencil bir kişinin kendi yaptıklarına ilişkin tutumumuzu, yine o kişinin kendi vicdanının kararına bırakmamız kadar tutarsız gözüküyor.

Hipokrat'ın ''Bırak yiyeceğin ilacın olsun ve ilacın yiyeceğin olsun'' sözüyle sunuma başlayan bilim insanları hayatımız üzerine çarpıcı ve sağlık sektörünün piyasacılık anlayışına eleştirel yaklaşımlarını dile getiriyor. "Her hastalık için bir ilaç" anlayışına sahip tıp, endüstrileşen bir yapı içinde artık insanların iyileşmesi için değil, hastalıklarının sürekli kalması ve bunun üzerinden kar sağlamak üzerine varlığını sürdürüyor. Ki bu da en başta şirketlerin yani tüm sistemin işine geliyor. Belgeseldeki bilim insanları ise mevcut tıp endüstrisinin tedavi politikaları haricinde çok daha somut, basit, doğal, radikal ve etkili yöntemleri savunuyorlar. Doğal beslenmenin yanı sıra kanser, tümör ve kalp hastalıkları gibi ciddi hastalıklara karşın kar gütmeyen çözümler üzerinde ısrar ediyor.







UNUTTURULANLAR: MARAŞ KATLİAMI izle






"Bu belgeselin amacı, geçmişte yaşanmış bir olayın acısı üzerinden yeni toplumsal gerilimler yaratmak değildir. 1978 Maraş Katliamı, aynı topraklar üzerinde yüzlerce yıl barış içinde yaşamış insanların, kışkırtma ile komşusunu bile katlettiğinin en acı örneklerinden biridir. Büyük çaplı bir komplo ürünü olan 1978 Maraş Katliamı'ndan gerekli dersler çıkarılabilseydi, 1993 Sivas Katliamı yaşanmayabilirdi. 

Barış ve Kardeşilik dolu bir gelecek, geçmişin unutturulması ile değil, onun doğru bilinmesi ile kurulabilir. Başka Maraşlar, başka Sivaslar olmasın umuduyla..." 

Böyle söze başlayan bu tarihi belgesel, olayın tanıklarının ve araştırmacılarının hatta itirafçılarının da anlatımlarıyla 19-26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelmiş ve 12 Eylül 1980 darbesinin tetikleyici olaylarından biri olarak kabul edilmiş bir katliamın iç yüzünü ortaya sermeye çalışıyor.





PARADISE OR OBLIVION izle

Kurtuluş ya da Yokoluş:







"Tüm bu para bazlı ve madde odaklı toplum yapısı yanlış bir toplum yapısıdır. Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir. Zekamız, pratiğimiz, teknolojimiz ve tamamen yeni bir medeniyet inşa edebilecek imkanımız var.

Bu sunum; insan, teknoloji ve doğanın bir arada var olabileceği barışçıl ve sürdürülebilir bir dünya uygarlığı yaratabilecek sosyal değişime yönelik, gercekleştirilebilir bir plandır. İnsan haklarının sadece kağıt üzerindeki bildirimlerden ibaret değil yaşam biçimi olacağı bir alternatif için ortaya konulan çabanın hatlarını çizmektedir. Bu planın adı: Venüs Projesi. Savaşın, yoksulluğun, açlığın, borcun ve gereksiz acıların sadece kaçınılabilir değil, kabul edilemez olduğu bir uygarlığın basitçe yeniden tasarımı için çağrıda bulunmaktadır.

Kendi yarattığımız ciddi bir çatışmanın içerisinde olduğumuzdan şu an çok az alternatifimiz kalmış durumda. Dünden kalma cevaplar artık geçerli değil. Çevreye halihazırda verilen zarar göz önünde bulundurulursa seyrini doğanın belirleyeceği dönüşü olmayan bir noktaya doğru hızla yaklaşıyoruz. Ya modası geçmiş sosyal gelenekler ve düşünce alışkanlıklarıyla devam edip geleceğimizi tehdit altına sokacağız ya da daha fazla fırsat ve özgürlük sunan sürdürülebilir bir toplum için gerekli olan daha uygun değerler edineceğiz."





16 TON izle






İnsanoğlunun tarihini, toplumun doğumundan bu yana özetlemeye ve anlamaya çalışan bu yapım, toplumsal hareketleri, -sosyal olamayan- sosyal politikaları ve insanoğlunun geçirdiği evreleri, kapitalizmin gelişim süreçlerini, liberalizmin son noktalarına erişmesini ve sonunda son hali "şirketokrasi"ye kadar süregelmesini kendine özgü, mizahi üslubuyla izleyicinin bilgisine sunuyor. "16 Ton: Vicdan ve Serbest Piyasaya Dair Bir Film" adlı Ümit Kıvanç yapımı bu belgesel son derece çarpıcı argümanlar barındıran dökümantel bir nitelik taşıyor. Ve sunumuna şöyle başlıyor.

"İnsanlık iphone ve obezite çağına kolay ulaşmadı. Enerji içecekleri ve fitnes salonlarına sahip olabilmek için çok meşakkat çekti. Kimilerine göre kendinden daha barışçıl olan Neandertal insanını kafa göz yararak tarih sahnesinden silen Homo sapiens sapiens'ti. Ya da ortada kabahat yoktu. Doğa hükmünü yürütmüştü. Kimilerine göre ise tanrı sorumluydu. Daha sonra cezalandırabilmek için kafi miktarda insanın içine kötülük koymuştu. Tanrıyı dünya işlerine karıştırmaktan yana olmayanlar bilimi icat etti. Böylelikle ileride mutfak robotu ve nükleer bomba yapabileceklerdi."

Merle Travis'in 1946'da bestelediği ve birçok sanatçının daha sonradan yorumladığı "16 Tons" şarkısının hikayesini belgesele merkez alan Kıvanç, 9 bölümde özetliyor her şeyi:

1 Fitnes Yolunda (Aklın icadı, Keşifler Çağı, Buhar Çağı)
2 Bronz Çağı (Kahraman şerif neyle meşguldür?)
3 Ateşin Bulunuşu (Tarih kitabında bulunmayan hadiseler)
4 Halkla İlişkiler Çağı (Özgür bireyler nerede çalışır?)
5 Yüzde Çağı (Ruhum rehin, ben ölemem!)
6 Elmas Çağı ( Birden kömürü bulmasın mı?)
7 Yazının İcadı (Avcılık-Toplayıcılık Çağı'nın nimetleri)
8 Radyo Çağı (Kim yürürse, öldürürler, bilirsin)
9 Özgürlük Çağı (Serbest piyasada herkes serbesttir)




The Pig Farmer izle

Çiftçi Domuz:






Toplumu yığın haline getiren tüm bireylerin bir yaşamı ve geçimi var. Her birinin yaşamlarına dair hissiyatları, doğruları var. Ama yaşamdaki fiiliyatta bu doğrular ile öyle sanılanlar veya sandırılan şeyler arasında ne kadar bir bütünlük var? Şirket ve paraya bağımlı düzen kendi kanunlarıyla dönerken insan bilinci bundan nasıl bihaber bırakılıyor ya da o yığının bilgisinden mahrum edilebiliyor?

Devletin, toplumun, dinin ve tüm otoritelerin sunduğu bilgiye itibar eden çoğunluk, her defasında aldatılıyor ve kendi kendini yok ediyor. Nick Cross yapımı bu animasyon bu hikayeyi kendine özgün bir üslupla kurguluyor.

Çiftliğindeki tüm hayvanların talan edildiğini gören 'Çiftçi Domuz', bunun hesabını sormak için  tilkileri bulduğunda beklemediği olaylar gelişir. Barış sözleriyle Çiftçi Domuz'un aklını çelen tilkiler, uyuşturucunun etkisiyle gerçeklerin dışında bir yalana inandırırlar onu.