Gary Yourofsky: Hayatınızda Duyabileceğiniz En iyi Konuşma izle

Posted by JUFSERNOH 12.5.12, under ,,,,,, | 3 comments

Best Speech You Will Ever Hear:






Gary Yourofsky pek çok kişinin ömrü boyunca isteyebileceğinden çok daha fazla deneyim yaşadı. 10 kereden fazla tutuklandı ve yüksek güvenlikli cezaevinde 77 gün geçirdi. Bunların tümünü hayvan hakları adına yaptı. Gary tüm ülkede, aralarında Connecticut, Michigan State ve Bowling Green gibi üniversitelerinin de bulunduğu yüzlerce okulda konferanslar verdi.
 
"Bugün dünyanın unutulmuş kurbanları hakkında konuşacağız: Hayvanlar. Ve dünyanın en eski ve en güçlü bağımlılığından bahsedeceğiz: Et. Bugün inanç sistemlerinize meydan okuyacağım. Bu yüzden konuşmanın bazı bölümleri hararetli geçecek. Ama önce hemen bir uyarıyla başlayayım: Burada düşmanınız olarak bulunmuyorum."

Gary günlük yaşamınız ve beslenmeniz üzerine etkileyici bir tartışma başlatıyor. Ancak bu, öyle sıradan sağlık ve beslenme konuşmalarından çok uzak rasyonel bir mantığa ve felsefi irdelemelere dayanan, vicdanınızı sorgulamanızı sağlayan ve doğru kabul ettiklerinizi yeniden düşünmenizi isteyen bir konuşma. Bu konuşmayı izledikten sonra, karar vermeden önce bir kez daha düşünmelisiniz. 





CHAOS THEORY izle

Posted by JUFSERNOH 10.5.12, under ,,,,,,, | No comments

Kaos Teorisi:






Frank bir verimlilik uzmanıdır ve zamanı en verimli şekilde kullanmayı araştıran ve buna dair analizler yapan mükemmelliyetçi biridir. Hayatını programladığı şekilde yaşar ve buna dair sürekli listeler hazırlar. Bu düzene o kadar sadıktır ki, tek bir eyleminde dahi bu sınırın dışına çıkmaz. Ta ki bir konferansına 10 dakika geç kalana kadar.

Bu gecikme bütün hayatını değiştireceği gibi onu tümden bir kaosa sürükler. İyi niyetinin kurbanı olan Frank Allen, eşi tarafından da haksız yere suçlanır. Yaşamın bütünüyle kaos içinde olduğunu ve her nasılsa sonucun karmaşık değerlerle belirleneceğini fark eden Frank, artık tüm bu planlar yapıp uygulama işine son verir. An ne getirirse onu yapmanın daha uygun, doğal ve kolay olduğunu görür.

Bu ve benzeri anlatımlarıyla kaos teorisini betimlediği gibi absürdizm ile de ilişkili anlatımları mevcuttur filmin. Ayrıca son zamanların etkili oyuncularından Ryan Reynolds'ın başrol oynadığı film; kurgu ve akıcılık gibi yönleriyle ön plana çıktığı için izleyiciye kaliteli bir seyir keyfi sunuyor.





NG: STRESS, PORTRAIT OF A KILLER izle

National Geographic: Stres Bir Katilin Portresi






''Stres; herkesin zihnini kurcalayan, gecelerini çekilmez kılan, dengesini alt üst eden cehennem. Ama durum hep böyle değildi. Bir zamanlar stresin esas işlevi hayatımızı kurtardı. Fakat her şey değişti: Bir zamanlar hayatta kalmamıza yardım eden şey şimdi en büyük kabusumuza dönüştü. Bugün doğada ve laboratuvardaki bilimsel keşifler; stresin bir ruh hali olmadığını, ölçülebilen ve tehlikeli bir şey olduğunu kanıtladı. Bilim insanları stresin ne kadar ölümcül olabileceğini en umulmadık yerlerde ortaya çıkarıyorlar. Stresin; beyinlerimizi ufaltan, göbeğimizi büyüten ve hatta kromozomlarımızı bozan etkileri vücudumuzun derinliklerinde bulunabilir. Kurtarıcı... Zorba... Salgın... Stresin portresi ortaya çıkıyor.''

Hepimizin stresle bir ilişkisi vardır ancak çok azımız onun içimizde nasıl işlediğini bilir. Çok azımız modern dünyanın baskısının bizi nasıl bir ölümcül strese itebileceğini anlar. Bu konuda ne yapabileceğimizi bilenlerin sayısı ise çok daha az.  Zeitgeist III: Moving Forward'dan hatırlayabileceğimiz biyoloji ve nöroloji profesörü Robert Sapolsky'nin çalışmaları da anlatılanlara somutluk katıyor.









THE LAWNMOWER MAN izle

Posted by JUFSERNOH 26.4.12, under ,,,,,,,,, | No comments

Bahçıvan: 






"Milenyum çağına geçilmesiyle, sanal gerçeklik olarak bilinen bir teknoloji çok geniş bir alanda kullanılacaktır. Bu sizin, en az hayalgücü kadar sınırsız bilgisayar destekli yapay dünyalara girmenizi sağlayacak. Bu teknolojinin yaratıcıları milyonlarca olumlu kullanım alanı görürken, diğerleri bunun yeni bir zihin kontrol yöntemi olmasından korkmaktadır."

Kobay hayvanlar üzerinde yapay evrim ile zeka düzeyini arttırma üzerine araştırma yapan bilimsel bir enstitüye, fon sağlayan bir şirket, kobay hayvanlara saldırganlık serumu verilerek, savaşlarda kullanılmaya elverişli hale getirilmesini istemektedir. Çalışmanın yaratıcısı Dr. Angelo, şirketlerin politik çıkarları yolunda hayvanların bu şekilde kullanılmasına razı olmasa da, şirket olası bir savaş zamanında büyük kar getirecek böylesi bir proje için, şempanzelerin öfke güdülerinin kışkırtılarak, savaş alanına hazırlanmasını ister.

İnsanınkine yakın bir zeka düzeyine erişen kobay şempanzenin enstitü alanından kaçmasıyla araştırma sekmeye uğrar. Dr. Angelo insanoğlunun sosyal evrimi için böylesi bir projeyi bir insanda denemeyi düşünürken, kilise papazının bir köle gibi kullandığı, 6 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip olan Bahçıvan Jobe üzerinde çalışmalarını denemeye başlar. Ve insanlık için çok faydalı olabilecek ama bir o kadar da risk taşıyan bu proje başlamış olur.










WEEK END izle

Posted by JUFSERNOH 23.4.12, under ,,,,,,,, | No comments

Haftasonu:






Jean-Luc Godard'ın klasik filmlerinden biridir. Anlaşılmak için çok uğraşmayan ama anlatacak çok şeyi olan bir yapım. İnsanlığın bünyesine işlemiş birçok olay ve olguyu sorgularken kimi zaman minimalize ederek, kimi zaman metafor kullanarak anlatmayı seçiyor. Kurgunun temeli sembolleştirmeden oluştuğu için, her şeyden önce bu gerçek sanatsal değeri dikkatli bir şekilde izlemek gerek.

Tüketimciliğe, ekonomik ve sosyal tabakalaşmanın toplumsal yaşama yasımasına, kutuplaşmaya ayna tutan film; tanrı, inanç, şiddet, sanatın işlevi, feminizm ve kadının meta olarak kullanılışı gibi olguları işlerken, toplumun bilim ve felsefe üzerine bilinçsizliği üzerine doğan çatışmaları ve ayrışmaları da gözlemlememizi sağlıyor. Çoğunluğun elit kesim tarafından sömürülmesi ve buna karşı mücadele için kendince yorumlar getirirken, ırk olarak insanoğlunun da diğer canlılar üzerinde kurduğu tahakküm ve sömürüye de eleştiri getiriyor. 1967 yapımı bu klasik film aynı zamanda 1968 gençliğinin eylemlerinde de önemli bir rol oynamıştır.

Haftasonu tatili için yola çıkan burjuva bir çift, kaza geçirirler ve bütün hikaye başlamış olur. Yol boyunca karşılaştıkları insanlar tarafından yönlendirilen çift bir an önce evlerine dönmeye çalışır ancak artık gerçek hayat yeni başlamıştır.





SHAME izle

Posted by JUFSERNOH 22.4.12, under ,,,,,,, | No comments

Utanç:






Kent yaşamından uzakta bir adada yaşamlarını sürdüren, klasik müzik sanatçısı evli çift Jan ve Eva savaşın ayak seslerini duymaya başladıklarında kurdukları mütevazı yaşam alt üst olur. Çift savaşa inanmazlar ve süren savaşın haddinden fazla uzadığını düüşünürler. Adayı işgal eden her iki taraf arasında kalan ve bir kurtuluş yolu bulamayan Jan ve Eva, eski dostları Albay Jacobi ile karşılaştıklarında kurtulduklarını sanarlar ancak onun da bu gücü karşısında beklentileri vardır.

Savaşın getirdiği korku, şiddet, statüko, otorite, kontrolsüz güç ve tanrıcılık oyunlarının sorgulandığı filmde, insanların bu durumlar karşısındaki sorumluluğunu ve doğacak karanlığa karşı mesuliyetini işleniyor. Ingmar Bergman'ın 1968 yapımı bu filmdeki Eva karakterinin söylediği şu sözler filmin ana temasını açıklar niteliktedir:

"Bazen herşey tıpkı bir rüya gibi geliyor. Benim gördüğüm bir rüya değil de, rol almak zorunda olduğum, bir başkasının rüyası. Bizi rüyasında gören kişi uyandığında ve UTANÇ duyduğunda ne olacak peki?"





I LOVE YOU ALICE B. TOKLAS izle






Amerikan rüyası içinde kaybolmuş, yaşam mücadelesinin içinde kendini unutmuş ve bilindik hayatın seyrine dalmışken Harold, kendini aramaya başlar. Bir avukat olan Harold, ailesinden ayrı hippi yaşamı süren kardeşinden ve yeni kız arkadaşının yaşımından etkilenir ve artık toplumun ve onun ahlakının beklentileri içinde yaşamaktan vazgeçer. Harold gerçek sevgiyi ve yaşamı bulmak için yeni bir yolculuğa çıkacaktır.

Başrolünde Pembe Panter film serisinin kahramanı Peter Sellers'ın oynadığı 1968 yapımı bu filmi daha iyi tanıtmak için başındaki kısa konuşmadan alıntı yapabiliriz.

- Çatlamış duvardaki çiçek, seni çatlaklardan koparıyorum. Kökün ve her şeyinle seni elimde tutuyorum küçük çiçek. Ama eğer seni anlayabilsem, ne olduğunu bilsem, kökünle ve her şeyinle; o zaman tanrıyı ve insanı da anlarım.

- Çok güzel. Ginsberg'ten mi?

- Hayır, Tennyson.

- Ama eğer seni anlayabilsem, ne olduğunu bilsem, kökünle ve her şeyinle; o zaman tanrıyı ve insanı da anlarım. Yani tanrıyı anlamak için, insanı anlamak için önce bir çiçeğin ne olduğunu bilmeliyiz. Çiçek! Ama bir çiçeği nasıl anlarsın, önce kendini tanımıyorsan? Kimsin sen? Kim olduğunu biliyor musun? Bir yol bulmalıyız, onlara sevgi mesajlarımızı göndermek için. Çok geç olmadan, sevme isteği uyandırmalıyız. Sevgi çiçekleri göndermeliyiz. Sevgi keşlerine döndürmeliyiz onları. Sarılıp öpmeliyiz. Sokaklarda, evlerinde, işyerlerinde, zihinlerinde. 






Osho - Farkındalık: Dengeli Yaşamanın Anahtarı oku

Posted by JUFSERNOH 17.4.12, under ,, | No comments






Ben sana bir ahlak dersi vermiyorum. "Bu doğru, bu yanlış, bu ahlaklı, bu ahlaklı değil" demiyorum. Bunların hepsi çocukçadır. Ben sana çok basit bir kriter veriyorum: Farkındalık!

"Söylendiğine göre şeytan bir gün çok üzgün bir şekilde bir ağacın altında oturuyordu. Bir aziz geçiyordu ve şeytana bakıp dedi ki: ''Duyduğumuza göre sen hiç dinlenmezmiş, sürekli bir takım kötülükler yaparmışsın. Burada ağacın altında oturmuş ne yapıyorsun?''

Şeytan gerçekten depresyondaydı. Dedi ki: ''Görünen o ki benim işimi papazlar ele geçirmiş ve ben hiçbir şey yapamıyorum; ben tamamen işsiz kaldım. Çünkü bu papazlar işini o kadar iyi yapıyorlar ki, bazen intihar etmeyi bile düşünüyorum!''

Rahipler çok başaralı çünkü özgürlüğü hapishaneye çevirdiler, gerçeği dogmaya çevirdiler; farkındalığın düzlemindeki her şeyi uykunun düzlemine dönüştürdüler."






IMAGINE: JOHN LENNON izle






"Her zaman asi biriydim, yine de toplumun tüm tabakaları beni sevsin ve kabullensin isterim. Boşboğaz ve deli bir söz yazarı ve şarkıcı olarak tanınmak istemem. Ama ben ne isem oyum." Böyle anlatıyordu John Lennon kendini. Sadece sevgi dolu bir dünya istiyordu ve bunun için samimiydi. "Bir müzik ne kadar felsefe barındırabilir ki?" sözünün ötesinde bir devrimin ateşleyicisiydi: Sevgi dolu bir zihinsel devrimin.

Hikayeye John Lennon'un çocukluğundan ve aile yaşamından başlayan belgesel, daha sonra The Beatles'ın kurulmasına, İngiltere'de sorunlar yaşamasına, Amerika'yı fethetmesine ve dolayısıyla barışın sembolik bir temsilcisi oluşuna ve daha fazlasına kadar uzanan bir seyir. John Lennon'un hayattayken çekilmiş görüntüleri, konuşmaları ve eşi Yoko Ono ile barış ve sevgi için yaptıkları projeleri ve eylemleri de izleyiciye aktaran 1988 yapımı bu belgesel Lennon ve The Beatles için en iyi dökümanlardan biri olma niteliği taşıyor.

John Lennon'ın hayatı ve hissiyatleri söylediği şu iki sözden de anlaşılabilecek kadar netti: "Eğer sen istersen savaş biter!" ve "İhtiyacın olan tek şey sevgi!"







COMING HOME izle

Eve Dönüş:






Kocasının Vietnam savaşında görev aldığı Sally; geriye kalan yalnızlığını unutmak için savaş gazilerinin kaldığı hastanede gönüllü olarak çalışmaya karar verir. Burada ise savaştan bıkmış, ve onun insanlara bıraktığı vahşeti görmüş olan eski okul arkadaşı Luke ile karşılaşacaktır. Luke ise tekerlekli sandalyeye mahkum kalmış bir Vietnam gazisidir. Sally ve Luke yeni bir başlangıç yapacaklardır, tabii sorunlarla beraber.

Bir yanda sevgi toplumun ve tüm hayatın sınırlarını zorlarken diğer yanda savaş her şeyi yakıp yıkmakta, her yönden sakat ve hasta insanlar yaratmakta ve sevgiyi öldürmektedir. Vietnam savaşı merkezinde, savaşın sorgulanmasına, savaşı yaşayanların ve dönenlerin hiçbir şekilde hayatlarına devam edemediklerine, çatışmalar yarattığına ayna tutuyor. Ve bu objektifi önceden beridir savaş karşıtı olanların değil, savaştan önce belli inançlarla avutulan insanların savaşın gerçek boyutuna farkına varmalarının kurgusundan yakalıyor. Savaş üzerine eleştirel bir bakış atan 1978 yapımı bu film, birçok alanda ödüle layık görülmüş ve aday gösterilmiştir.