Hippi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hippi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YELLOW SUBMARINE izle / torrent






The Beatles'ın hayal ve psychedelic dünyasında kaybolmak için daha iyi bir seçenek olabilir mi, bu filmden başka? The Beatles'ın aynı isimdeki şarkısı üzerine kurulu olan 1968 yapımı bu animasyon filmin, başrollerinde The Beatles üyeleri; John Lennon, Paul McCartney, George Harrison, Ringo Starr yer almakta.

Kısaca fantastik bir dünyada geçen hikayede, dünyadaki çarpık birçok köklü toplumsal yapılar eleştirel olarak ele alınır. Naif bir savaş ve düzen karşıtlığı tüm tatlılığıyla karşımızdadır. Bu psychedelic filmde; sevgi ve barış tüm dünyayı değiştirecektir.

Pepperland'da her şey tüm neşesiyle, sanat ve müzikle dolu sürüp giderken, Kötü Maviler gelip, ülkeyi işgal ederler. Tüm müziği yasaklarlar ve bu ülkedeki tüm sevgi, neşe ve renkleri kuruturlar. Lord Amiral ise bu istiladan sağ kurtulan tek Pepperland'lıdır. Denizaltıya binip işgal ülkesinden kaçmayı başarır. Londra'ya vardığında The Beatles üyeleriyle karşılaşan Lord Amiral yardım ister ve bu güzel ülkeyi sevgi ve müzikle kurtarmak için yola koyulurlar. Fantastik, sürrealist, sembolik ve psychedelic bir yolculuk şimdi sizleri bekliyor. (Görüntü kalitesini 720 seçip filmi HD izleyebilirsiniz)





PEACE, LOVE & MISUNDERSTANDING izle / torrent






Barış ve sevgiden, toplumsal çatışmalara, eylemlerden doğal yaşama, gençlikten aile içi sorunlara birçok konu arasında sürekleyici bir şekilde dönen, ailece izlenecek tatta bir hippi filmi diyebiliriz bu film için.

Diane eşinden ayrılmış, 20 yıldır annesiyle konuşmayan bir avukattır. Bir haftasonu tatilinde oğlu Jake ve kızı Zoe ile annesinin çiftlik evine giderler. Ve tüm serüven böyle başlar. Woodstock konserinden kalmışa benzeyen anneanne Grace'in dünyasına misafir olan Diane iş hayatının yoğunluğundan ve yalnızlığından uzak bir nefes alırken, oğlu Jake okul projesi için tatilini kameraya çekip bir film hazırlama peşindedir. Kızı Zoe ise vejetaryendir ve anneannesi gibi havyan severdir ancak aşık olduğu kasabadaki kasapçı çocuk Cole ile kendini bir çatışmanın içinde bulur. Ve hikaye sürükleyici ve eğlenceli bir sorgulama içinde devam eder.





OUR IDIOT BROTHER izle

Ah Benim Salak Kardeşim: 






Ned, her zaman iyi niyetli, sevgi ve barış içinde yaşamaya çalışan; ne kadar çoğu kez bu yüzden başarısız olsa da asla içindeki doğruluk erdeminden vazgeçmeyen bir hippidir. Kendi içinde ve diğer insanlarla sadece sevgiyle yaşamak isteyen Ned'in hayatı, doğal gıdalar üretmekle sürerken, polise sattığı ot yüzünden hapse girmesiyle birden değişecektir. Şartlı tahliye edilen Ned, eski kız arkadaşı tarafından da terk edilince üç kız kardeşinden başka gidecek yeri kalmamıştır. Ancak aklı hep, eski sevgilisinden bir türlü geri alamadığı köpeği, Willie Nelson'dadır.

Sürekli başını belaya sokan Ned, kardeşlerini de zor durumda bırakır. Ama onun içindeki sevgi hepsinin hayatını değiştirecektir.





I LOVE YOU ALICE B. TOKLAS izle






Amerikan rüyası içinde kaybolmuş, yaşam mücadelesinin içinde kendini unutmuş ve bilindik hayatın seyrine dalmışken Harold, kendini aramaya başlar. Bir avukat olan Harold, ailesinden ayrı hippi yaşamı süren kardeşinden ve yeni kız arkadaşının yaşımından etkilenir ve artık toplumun ve onun ahlakının beklentileri içinde yaşamaktan vazgeçer. Harold gerçek sevgiyi ve yaşamı bulmak için yeni bir yolculuğa çıkacaktır.

Başrolünde Pembe Panter film serisinin kahramanı Peter Sellers'ın oynadığı 1968 yapımı bu filmi daha iyi tanıtmak için başındaki kısa konuşmadan alıntı yapabiliriz.

- Çatlamış duvardaki çiçek, seni çatlaklardan koparıyorum. Kökün ve her şeyinle seni elimde tutuyorum küçük çiçek. Ama eğer seni anlayabilsem, ne olduğunu bilsem, kökünle ve her şeyinle; o zaman tanrıyı ve insanı da anlarım.

- Çok güzel. Ginsberg'ten mi?

- Hayır, Tennyson.

- Ama eğer seni anlayabilsem, ne olduğunu bilsem, kökünle ve her şeyinle; o zaman tanrıyı ve insanı da anlarım. Yani tanrıyı anlamak için, insanı anlamak için önce bir çiçeğin ne olduğunu bilmeliyiz. Çiçek! Ama bir çiçeği nasıl anlarsın, önce kendini tanımıyorsan? Kimsin sen? Kim olduğunu biliyor musun? Bir yol bulmalıyız, onlara sevgi mesajlarımızı göndermek için. Çok geç olmadan, sevme isteği uyandırmalıyız. Sevgi çiçekleri göndermeliyiz. Sevgi keşlerine döndürmeliyiz onları. Sarılıp öpmeliyiz. Sokaklarda, evlerinde, işyerlerinde, zihinlerinde. 






IMAGINE: JOHN LENNON izle






"Her zaman asi biriydim, yine de toplumun tüm tabakaları beni sevsin ve kabullensin isterim. Boşboğaz ve deli bir söz yazarı ve şarkıcı olarak tanınmak istemem. Ama ben ne isem oyum." Böyle anlatıyordu John Lennon kendini. Sadece sevgi dolu bir dünya istiyordu ve bunun için samimiydi. "Bir müzik ne kadar felsefe barındırabilir ki?" sözünün ötesinde bir devrimin ateşleyicisiydi: Sevgi dolu bir zihinsel devrimin.

Hikayeye John Lennon'un çocukluğundan ve aile yaşamından başlayan belgesel, daha sonra The Beatles'ın kurulmasına, İngiltere'de sorunlar yaşamasına, Amerika'yı fethetmesine ve dolayısıyla barışın sembolik bir temsilcisi oluşuna ve daha fazlasına kadar uzanan bir seyir. John Lennon'un hayattayken çekilmiş görüntüleri, konuşmaları ve eşi Yoko Ono ile barış ve sevgi için yaptıkları projeleri ve eylemleri de izleyiciye aktaran 1988 yapımı bu belgesel Lennon ve The Beatles için en iyi dökümanlardan biri olma niteliği taşıyor.

John Lennon'ın hayatı ve hissiyatleri söylediği şu iki sözden de anlaşılabilecek kadar netti: "Eğer sen istersen savaş biter!" ve "İhtiyacın olan tek şey sevgi!"







COMING HOME izle

Eve Dönüş:






Kocasının Vietnam savaşında görev aldığı Sally; geriye kalan yalnızlığını unutmak için savaş gazilerinin kaldığı hastanede gönüllü olarak çalışmaya karar verir. Burada ise savaştan bıkmış, ve onun insanlara bıraktığı vahşeti görmüş olan eski okul arkadaşı Luke ile karşılaşacaktır. Luke ise tekerlekli sandalyeye mahkum kalmış bir Vietnam gazisidir. Sally ve Luke yeni bir başlangıç yapacaklardır, tabii sorunlarla beraber.

Bir yanda sevgi toplumun ve tüm hayatın sınırlarını zorlarken diğer yanda savaş her şeyi yakıp yıkmakta, her yönden sakat ve hasta insanlar yaratmakta ve sevgiyi öldürmektedir. Vietnam savaşı merkezinde, savaşın sorgulanmasına, savaşı yaşayanların ve dönenlerin hiçbir şekilde hayatlarına devam edemediklerine, çatışmalar yarattığına ayna tutuyor. Ve bu objektifi önceden beridir savaş karşıtı olanların değil, savaştan önce belli inançlarla avutulan insanların savaşın gerçek boyutuna farkına varmalarının kurgusundan yakalıyor. Savaş üzerine eleştirel bir bakış atan 1978 yapımı bu film, birçok alanda ödüle layık görülmüş ve aday gösterilmiştir.





PUNISHMENT PARK izle

Ceza Kampı:





1970li yılların muhalif gençliğini, özgürlük hareketlerini, savaş karşıtı insanları ve olayları anlatan bununla birlikte Amerikan rüyasını yerle bir eden bir başyapıt. 1970'de Vietnam'daki vahşet sürerken, bunun üstüne Nixon yönetimi bir de Kamboçya’yı işgal eder. Dönemin hippi gençliği ve savaş karşıtı tüm insanlar protestolara başlamıştır ki; Ohio'da Kent State Üniversitesi'ndeki o meşhur 4 öğrencinin ölümü ardından ülke genelinde eylemler sıklaşır.

Buna karşılık totaliter ABD devleti maskesini indirir ve Hitler'den farksız bir şekilde hareket ederek, McCarran Ulusal Güvenlik yasasını yürürlüğe koyar. Bu yasaya göre Nixon, meclisten onay almadan olağanüstü hal ilan edebilir ve polis de şüpheli bulduğu herkesi yakalama, alıkoyma ve kefalet hakkı tanımaksızın mahkemeye çıkarıp, tutuklama gibi insanlık dışı, aşırı yetkilerle donatılmıştı. Filmin yönetmeni ABD'nin nasıl totaliter bir polis devletine dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla anlatmak için; filmin yönetmeni Peter Watkins oyuncuları gerçek polislerden, akademisyenlerden ve savaş karşıtı, kadın hakları savunucusu gibi birçok örgütten insanlar seçmiştir. Bu yüzden filmdeki sahneler gerçekçi ve çoğunlukla doğaçlama geçen diyaloglardan oluşur. Hatta bu filmdeki bir oyuncu polise saldırmakla suçlanmış ve üç yıl hapse çarptırılmıştır. 1971 yapımı bu film ise bir süre sonra dağıtımı yasaklanmıştır.

Ülke çapında savaş karşıtı protesto eylemleri sürerken bir grup eylemci, özel bir mahkeme tarafından yargılanır ve uzun yıllar boyunca hapse mahküm eder. Ancak bunun yanı sıra hepsine bir seçenek daha sunarlar: Ceza Kampı adında çölün ortasına kurulmuş bir yerde eğitim almaları. Ancak ABD senatosunun aldığı karara göre Ceza Kampında caydırıcı cezalar da verilebilmekteydi. Ve polis bu olağanüstü yetkilerle vahşi bir ölüm makinesine dönüşecekti.





BREEZY izle

Esinti:






Hayatı gezintiyle süren hippi bir kız... Çiçek Çocukları karşı kültüründen gelen Breezy, bir rastlatıyla Frank ile tanışır. Bir şirket çalışanı olan Frank zengin biri ve Breezy'nin bitli bir hippiden farklı olmadığını düşünür. Toplumun bütün değer yargılarını barındıran Frank, Breezy'nin gözünden ağır bir şekilde eleştirilir filmde. Frank ise sevgiyi ve dünyayı yeniden keşfedecektür, Amerikan rüyasının peşini bırakarak. Toplumsal konuların ve çatışmaların işlendiği bu film; konu ve kurgu bakımından da anlamlı bir değer taşıyor. Ayrıca Çiçek Çocukları / hippi içeriğinin geçtiği filmler listesinde 1973 yapımı Breezy de kendine yer edinmiştir.





BORN ON THE FOURTH OF JULY izle

Doğum Günü Dört Temmuz






Vietnam gazisi Ron Kovik'in hayatından (kitabından) uyarlanmış, yönetmenliğini Oliver Stone'un yaptığı etkileyici bir film. Ron milliyetçi ve muhafazakar bir ailede Amerikan kahramanlığı hikayeleriyle büyümüştür. U.S. vs. John Lennon / ABD John Lennon'a Karşı belgeselinde Ron'ın kendi deyimiyle savaş için ''ondan daha iyisi''ni bulamazlardı. Soğuk Savaş dönemlerinde bilindik propaganda ''komünistler dünyayı ele geçirecek'' sloganı onun gençliğinde de kullanılıyordu. Ailesinin ve devletinin yalanlarla dolu teşvikleriyle Ron bu kahramanlığa soyunacaktı.

Askere gittiğindeyse birçok insanlık dışı olayla yüzyüze gelen, kazara masum sivilleri ve bebekleri ve arkadaşını öldüren Ron ayağından vurularak sakat kalır. Büyük fedakarlıklarla askere gider ama sonrasında ne devletin, ne diğer askerlerin bunun umrunda olmadığını görür. Amerika büyük yalanlarla ve hiç yoktan sebeplerle çocuklarını ölüme göndermiştir. Ron eve döndüğündeyse tüm askerler gibi uyum sorunu yaşar.

Hippiler ve diğer savaş karşıtlarının devlete yaptıkları protestolarla karşı karşıya kalan ve sakat bir gazi olmanın kendisinden götürdükleriyle yüzleşen Ron, çocukluğundan getirdiği milliyetçiliğiyle ve dini tutuculuğuyla yüzleşmek zorunda kalır. Filmde Abbie Hoffman'ın savaş karşıtlarıyla birlikte yaptığı konuşmada ve eylem sonrasında Ron Kovik için artık bir şeyler başlamak üzeredir.









Facebook: Aşağıdan ''Gönderinin Aslını Gör''ü tıklayın!

FORREST GUMP izle / torrent






Film sıra dışı hikaye ve özgün bir kurgu ile yakın tarihi, biraz sürrealist bir bakışla gözler önüne seriyor. Elvis Presley'den John Lennon'a, Kennedy'den Nixon ve Watergate skandalına, Vietnam Savaşı'ndan Abbie Hoffman'a ve hippilere birçok kişi ve olayı süzgecinden ve kendi hikayesinden geçiriyor. Modern klasikler arasına girmiş film aldığı tüm övgü ve ödülleri de hakeder nitelikte.

Babası bir daha dönmemek üzere tatile çıkmış Forrest annesiyle beraber yaşamaktadır. Ayaklarından biraz sakat vezeka düzeyi 75 olan ve bu yüzden çevresine de alay konusu olduğu halde annesi onun diğer çocuklar gibi okuması için her şeyi yapar. Annesinin evine mahallenin tüm sakinleri gider gelirdi. Bir gün Elvis Presley geldiğinde Forrest'a ayaklarıyla dans etmeyi öğretti ve artık Forrest mükemmel bir koşucu olmuştu. Bu sayede fuybol takımına da alınmıştı.

Üniversiteden sonra askere gittiğinde bir şey dikkatini çekecekti, kendi deyimizle: ''Bize , Vietnam'in Amerika'dan çok farklı olacağı söylenmişti. Bira kutuları ve ızgaralar dışında öyleydi de.'' Askerde çok sevilecekti. Çünkü onun felsefesi ''Siz nasıl isterseniz öyle olsun, efendim!''di. Bu da askeriyenin bir numaralı tercihi olmuştur elbette. Sevdiği kız Jenny'den sonra askerdeki en yakın arkadaşı Bubba da ölünce ve geri döndüğünde Jenny ile bir türlü birlikte olamayınca tüm hikayeleri yarım kalır. Müthiş bir eleştirel bakışın ve komedinin hakim olduğu bu filmde Forrest yine de yoluna devam edecektir.




  


THE TRIP izle

Uçuş






''En olağandışı sinema deneyimini yaşamak üzeresiniz. Bu film, kurgusal olarak, sanrıya sebep olan LSD adlı uyuşturucuyu, kullanımını ve etkilerini konu edinmektedir. Günümüzde, bu ve bunun gibi diğer ''hayal gördüren'' uyuşturucuların kara borsadaki üretiminin aşırı kullanımı medikal ve sivil kurumlar için büyük endişe kaynağıdır. Bu uyuşturucuların yasal olmayan üretimi ve dağıtımı tehlikelidir ve ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu film, çağımızın yaygın ve hepimiz için büyük endişe kaynağı olması gereken trendi hakkında şok edici bir yorum sunmaktadır.''

LSD diğer uyuşturucular gibi sözde illegaldir. Aslında son derece yasaldır ve imalatı bizzat devletler tarafından yapılır. LSD'nin de CIA tarafından piyasaya sürüldüğü yaygın bir kanıdır. Ki Amerika'daki birçok politik vakada LSD vb maddelerin tesirinde gerçekleştiği görülür (bkz: John F. Kennedy cinayeti). LSD gibi kimyasalların kullanıcıyı gerçek yaşamın tüm gerçekliğinden koparması, günübirlik yaşa-eğlen-tüket-dert etme ilkelerinin benimsenmesini filmde olduğu gibi işlenmeye çalışılmış ve güzel bir yapım olmuş diyebiliriz. A Lovely Short Of Death/Ölmek İçin Güzel Bir Yol uyarısını afişinde taşıyan 1967 yapımı filmin senaryosunu Jack Nicholson yazmıştır.

Ayrıca LSD gibi kimyasallarla insanlara neler yapılacağı, yaptırılacağı, gerçeklikten ne denli soyutlaştırılacağı ve nasıl istenilen sonuç üzerine kullanılacağını; Richard Dawkins'in Gerin Oil -bir başka kimyasal uyuşturucu- makalesinde görebilirsiniz.

Yine bir hippi filmi olan Easy Rider'dan aşina olduğumuz Peter Fonda başrolde karşımıza çıkıyor. Ve tüm muhabbet ve olaylar onun etrafında dönüyor. Paul eşinden ayrılmak üzere olan bir reklam yönetmenidir. Arkadaşının tavsiyesiyle LSD almak için bir hippi topluluğunun takıldığı eve giderler. Uçuş başlar ancak bu daha önce kullandıkları ot gibi reaksiyonlardan daha çok nörolojik tepkimeler yaratır. Paul'ün kendi zihnindeki korkular ona cehennem olur ve bu korkularla beraber savaşmaya başlar. Ne kadar diretse de adrenalin yükselmeye ve korkularının peşinde sürüklemeye devam eder.






HWY: AN AMERICAN PASTORAL izle

Otoban: Bir Amerikan Pastoralı






The Doors'un solisti Jim Morrison'ın çektiği, adından da anlaşılacağı gibi pastoral içeriğe sahip 1969 yapımı bir filmdir. Film Morrison'ın gezi yolculuğu üzerine geçtiği gibi her şey de tamamiyle Morrison'a aittir. Tümüyle özgür, olabildiğince doğaldır her şey. Morrison şehirden kaçıp doğaya yani özüne dönmeye çalışır. Üzerinde kalan şamanizmin etkisini de filmdeki müziklerde de, yerli çocuklarla şaman dansı yaparken de görebiliyoruz.

Filmin altyazısı mevcut değildir. Ancak pek de gerek yoktur. Çünkü filmde çok az konuşma mevcuttur. Zaten Morrison hayranları için böylesi bir eser kaçırılmaz bir değer taşımaktadır.





THE DOORS izle / torrent






Jim Morrison'un hayatından uyarlanmış, sıra dışı hayat öyküsüyle kısa zamanda ünlenmiş; Oliver Stone yapımı sağlam bir film. Morrison'ın hayatına gençliğinden başlayan film, daha sonra Pam ile tanışması ve The Doors'u kurmasıyla ve çalkantılı dönemleriyle devam eder.

Kuşağının en uçarı sanatçısı... Hiçbir güç ve otoriteyi tanımayan şair, solist ve sinema sanatçısı... O dünyayı istiyordu. Dünyanın insanlara ait olmasını diliyordu ve bunu hemen ''şimdi'' istiyordu. Ancak muhalifliği, yönetime oldukça sert ve müstehcen gelen Jim Morrison'a saldırılar başlar. Mahkemelerle yıllarca uğraşmak zorunda kalır, tüm parasını kaybedene kadar. Gücü kalmadığında sınır dışı edilir ve gruptan ayrılarak Fransa'ya gider.









EASY RIDER izle / torrent






Uyuşturucu satışından kazandıkları parayla motosikletleri ile Amerika'da gezinen iki hippinin öyküsü. Hiçbir otoriteyi tanımayan, bir yere veya bir topluma bağlı kalmayanların serüveni. Filmde özgürlükler ülkesi olarak sunulan Amerika'nın aslında kendi içerisinde farklılıklara ve bireysel özgürlüğe karşı ne kadar hoşgörüsüz bir zemine sahip olduğu üzerine sert bir eleştiri yapılmaktadır. Zamane hippi kuşağın bu mentaliteyi değiştirmeye çalışması ve kendi bakış açısını ortaya çıkarma çabası filmin ana temasını oluştuyor.

İki adam, bir hippi geleneği olarak kayıp cenneti ararlar ve şehirlerden kaçarak doğaya, öze dönmeye çalışırlar. Bu yolculuk önce heyecanlı ve neşeli başlar. Sürekli yeni şeylere ve insanlara tanıklık ederler. Ancak doğada ilkellik ve vahşilik de vardır. Onların kayıp cennetleri gezdikleri doğanın yerli halkına cehennem gelmiştir. Çıktıkları bu yolda, karşı oldukları kültür ve toplum yolculuklarının sonu olacaktır.

Sinema tarihinin ilk bağımsız ve karşı kültür filmi olan bu film, Hollwood sinemanın sütüdyoya bağımlı projelerine karşı alternatif bir duruşla ortaya çıkmış ve yapımcılar artık çok büyük bütçeler harcanmadan da film çekilebileceğini görmüştür. Film için bir uyarı yapmak gerekirse, filmin ilk 5 dk'sı Meksika'da geçmekte ve bu bölümün altyazı metni eksikti. O bölümü de çevirmiş olduk bu vesileyle...




  


THE U.S. vs JOHN LENNON izle

ABD John Lennon'a Karşı






"Hristiyanlık bitecek. Kaybolacak ve sönecek. Bunu savunmama bile gerek yok, haklıyım ve doğru olduğum görülecek. Şu an İsa'dan daha popüleriz ama hangisi ilk gidecek bilmiyorum, Rock 'N' Roll mu Hristiyanlık mı. İsa fena değildi ama onun havarileri odun ve sıradandılar.'' dediğinde toplumun tutucu kesiminin John Lennon'a cephe almasının başlangıcıydı. Belgesel John Lennon'un çocukluğundan ufak bir giriş yaparak çok sevilen bir Beatles üyesinden savaş karşıtı bir eylemciye dönüştüğü 1966-1976 yılları arasındaki dönemini anlatıyor.

Lennon`ın müzikten uzaklaşıp savaş karşıtı bir aktiviste dönüştüğü 70`li yıllarda geçen yapım, onun savaş karşıtı mücadelesi kadar, Amerikan hükümetinin Lennon`a karşı başlattığı cadı avını da çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Milyonları Vietnam Savaşı'nın geçerliliğini sorgulamaya ve ''Give Peace A Chance'' adlı şarkısı gibi `Barışa bir şans ver''memiz gerektiğini söyleyen John Lennon, Nixon yönetimi tarafından ulusal tehlike olarak hedef gösterilmiş ve sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı kaşıya kalmıştı.







WAR IS OVER if you want it!
sen istedikten sonra SAVAŞ BİTER!









Facebook: Aşağıdan ''Gönderinin Aslını Gör''ü tıklayın!

MILK izle






Harvey Milk Kaliforniya eyaletinde cinsel tercihleri bilinerek belediye meclisine seçilen ilk eşcinsel kişiydi. Cinsel tercihini uzun yıllar boyunca açıklama gereği hissetmeyen ve kırk yaşına gelene kadar bu konudaki sivil hareketlere katılmayı tercih etmeyen Milk, kararını 1960′ların karşı kültür hareketinde yer aldıktan sonra değiştirir. San Fransisko’ya taşınır ve 70′li yıllarda bu şehirdeki Castro Bölgesi’ne eşcinsel erkekler göçünün öncülerinden birisi olur. 1977 yılında şehir denetçisi olarak seçilmesiyle şehirdeki sosyal değişikliklerin de habercisi olur.

Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere, engelli insanlara kadar herkes için toplumun vicdan sözcüsü olmuştu. 1978’de öldürülmesine kadar farklı sınıfların sesi haline gelen birisiydi Harvey Milk.





  


HAIR izle / torrent

Bırak Güneş İçeri Girsin






60ların tabu yıkıcı kült Broadway müzikalinden uyarlanan Hair'de, Oklahoma'dan New York şehrine gelen Claude bir grup hippiyle arkadaşlık kurar ve zengin aile kızı Sheila'ya aşık olur. Claude'un Vietnam'a gönderilmek üzere askere çağrılmasıyla mutlu günler çabuk biter. Milos Forman'ın Guguk Kuşu'nun ardından filme aldığı müzikal, 60'ların sonlarında, Vietnam, cinsel devrim, feminizm, uyuşturucular ve politik protestolar odağında dünyanın kendi kendisine bakışını değiştirmiş olan Çiçek Çocukları'na saygı duruşunda bulunuyor.





  


BERKELEY IN THE SIXTIES izle

Çiçek Çocukları / Hippiler






Üniversitelerin devasa bürokratik kurumlar olduğunu düşünen öğrenciler, üniversitelerde düzeltim için harekete geçer. Öte yandan kampüs yönetimi düzeltimiyle sınırlı kalmadıkları yerlerde öğrenciler, 1960'lı yılların Amerikan toplumunu bilinçlendirmeye çalışarak insanların ilgilerini sosyo-ekonomik ve sosyo-politik konulara çekerler. Gençlerin amacı, ülke içinde ve dışındaki sömürü ve adaletsizliğe karşı çıkmaktır.

Mark Rudd ise öğrencilerin savaş karşıtı harekete katılmadaki amaçlarını şöyle açıklar: “Üniversitelerde işgale katılan her eylemci, ırkçılığa, emperyalizme ve Vietnam’dan Harlem’e oradan Kolombiya’ya kadar bütün insanları sömürmek ve ezmek isteyen bir sisteme duydukları öfke için orada bulunduğunu biliyordu.''

Berkeley; 1960lı yıllardaki öğrenci hareketlerinde, Vietnam Savaşı karşıtı kampanyalarda aktif bir rol oynamış bir şehir. Ayrıca Hippi akımının başladığı merkezlerden biri. Mark Kitchell’in belgeseli, öğrenci ayaklanmalarının yaşandığı 60'lı yıllarda ABD’de bu siyasi patlamanın merkezi olan Berkeley Üniversitesi’ndeki olayları 60'ların görüntüleri ve tanıklarıyla beraber işliyor.





WHEN YOU'RE STRANGE izle






Jim Morrison'ın hayatını anlatan etkileyici bir belgesel. Jim Morrison'ın hayatını, neler için uğraş verdiğini ve sonunda grubu tarafından bile nasıl yalnızlaştırıldığını görüyoruz. Belgeselde Jim Morrison'ın kendisine ait HWY: An American Pastoral filminden de kesitler mevcut. The Doors’un hikayesini anlatan “When You’re Strange” adlı Tom DiCillo tarafından yönetilen belgeselde anlatıcı olarak Johnny Deep yer alıyor.Bu belgesel The Doors’un müzik kariyerine ışık tutuyor.. Rock’n’Roll müziğine yaptıkları devrim niteliğindeki katkının irdelendiği belgeselde, davulcu John Densmore, gitarist Robby Krieger, klavyeci Ray Manzarek ve vokal Jim Morrison’ın arasındaki yaratıcı kimyanın sonucu ortaya çıkan unutulmaz parçaların hikayeleri de sunuluyor... Belgesel, The Doors ve Jim Morrison takipçileri için kaçırılmaz bir döküman.










Facebook: Aşağıdan ''Gönderinin Aslını Gör''ü tıklayın!

TAKING WOODSTOCK izle

Özgür Woodstock






1969 Woodstock Festivali'ni hikayelendiren filmin senaryosunda, "Taking Woodstock: A True Story of a Riot, a Concert, and a Life'' adlı kitaptan yararlanılmıştır. Woodstock Festivali'nin düzenleyicileri, çıkan sorunlardan sonra bir kasabayı konser alanı olarak uygun görürler. Derken hikaye başlar.

Film hippi yaşantısı üzerine temalandırılmıştır. Savaş karşıtlığı, ırkçılık karşıtlığı eşcinsellik vb konular işlenir. Bunların dışında görüyoruz ki, barış, eşitlik, para sistemi karşıtlığı gibi görüşleri savunan hippi anlayışını; sınıf gözetmeksizin birçok (maddi) kesimden insan benimsemiş. Bu da hippi akımının ne kadar tutarlı olduğunu gösteriyor bizlere.