Neo-Nazi Çift Yahudi Çıktı

Posted by ümit altunova 20.1.11 , under | No comments

Polonya'da Neo-Nazi çevrelerin mensubu yahudi karşıtı Pavel ile Ola çifti, aslında yahudi olduklarını öğrendiklerinde önce şoka uğradılar sonrasında ise aşırı dinci birer yahudi oldular.









Polonya’da aşırı milliyetçi, Neo-Nazi çevrelerin mensubu bir çiftin, Yahudi karşıtlığı üzerine kurdukları ilişkilerini 18 yaşında evliliğe bağladıktan sonra aslında Yahudi olduklarını öğrenmeleriyle hayatlarının nasıl değiştiği bir belgesele konu oldu. Bugün iki çocukları olan 33 yaşındaki Ola ile Pavel, artık ultra-Ortodoks Yahudi yaşamı sürüyor.


Varşova’da okulda tanışan Ola ile Pavel, ilk bakışta aşık olmuş, dazlak gruplarına girmiş, beyaz ırkın üstünlüğüne iman etmiş, ‘Polonya sadece Lehler içindir’ sloganını benimseyip başta Yahudiler, tüm azınlıkları sorunların kökeni olarak bellemişler. CNN’in yayımladığı belgeselde Pavel, maziyi “Yüzde yüz milliyetçiydim. O zaman dazlaktık. İnsanları döverdik. Yahudilerin en büyük bela ve dünyadaki en büyük şer güç olduğuna inanıyordum” diye anlatıp ekledi: “Aslında Polonya’da işler kötü gittiğinde buna Yahudilerin sebebiyet verdiği yönünde genel bir kanı vardı.”


13 yaşındayken annesi söylemiş 2. Dünya Savaşı’ndaki Nazi işgalinde 3 milyon olarak tahmin edilen sayıda Yahudi’nin öldürüldüğü, Sovyet işgalinde Yahudi karşıtlığının ağırlığını koyduğu Polonya’da Yahudi çevrelerine göre bu din-ırktan olduğunu saklayan pek çok aile var. Ola’nın da, evlendikten bir kaç yıl sonra, 13 yaşındayken annesinin “Bizim Yahudi kökenlerimiz var” dediğini hatırlayınca içine bir kurt düşmüş. Yahudi Tarihi Enstitüsü’ne giden Ola, nefret ettiği Yehudilerden biri olduğunu tespit edip şoke olmuş. Bunu kocasına açmadan önce onun da Yahudi olma ihtimalini araştırma ihtiyacı hisseden Ole, “İnanılmazdı. İkimiz de Yahudi’ydik. Tam bir şoktu. Yahudi bir kocam olduğunu öğrenmeyi beklemiyordum” diyor.


Buna inanmayı reddeden ancak ailesi tarafından Yahudiliği doğrulanan Pavel de, çareyi bir hahama danışmakta bulmuş. Pavel’in “Bana Yahudi olduğumu söylüyorlar, hatta elimde belge var. Yahudi kimdir, nedir? Bana yardım edin, aksi takdirde aklımı kaçıracağım” diye içini döktüğü Polonya Başhahamı Michael Schudrich, çiftin dostu ve akıl hocası olmuş. Artık sinagogdan çıkmayan, Tevrat’ı elinden düşürmeyen Pavel, koşer kesim yapan bir mezbahada çalışıyor. Ola da, sinagogun mutfağında koşer gözetmenliği yapıyor. Ola, “Gençken insan sonradan hatırlamak istemediği şeyler yapıyor. Ama utanç duyamam, bu benim hayatım, lakin gurur da duymuyorum” derken, Pavel, “Pişmanlıklarım yok diyemem, ama bu yüzden etrafta günah çıkarmıyorum, kendimi kırbaçlamıyorum. Dövdüğüm kişiler için üzülüyorum, ama bu yüzden kendimden nefret etmiyorum. Acı çektirdiğim insanlarsa bana kin besleyebilir” diye ekliyor. 


Buradan  anlıyoruz ki, ayrımcılık yaparak yücelttiğimiz kendi değerlerimizin aslında hiçbir yüceliği yok. Sadece kendi çıkarcı ve hedonist duygularımızla, sahiplenilen yapının çatısı altına girerek onu yüceltip bundan kendimize pay biçmektir.

0 yorum :

Yorum Gönder