Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EQUUS izle / torrent






Equus, aklın sert ve değişmez sınırlarına karşı tutkuyu ve coşkuyu koyan ve süregelen sosyal düzenin ikiyüzlü değerlerine başkaldıran psikolojik nitelikte bir tiyatro eseridir. 20. yüzyılın en önemli oyun yazarları arasında olan ve farklı içerik ve üslubuyla diğer çağdaşlarından büyük ölçüde ayrılan İngiliz yazar Peter Shaffer bu eserinde temel olarak id (ilkellik) ve süperego (toplumsal düzen) kavramlarının birbiriyle olan daimi çatışmasını göstermeyi hedeflemiştir. Bunu yaparken karakterlerin kendileriyle ve diğer kişilerle yaşadığı sosyal ve psikolojik çatışmaları ve bu durumun doğurduğu kişilik bölünmesini açığa çıkartır.

Oyunun ana karakterleri Alan ve Dr. Dysart, kendilerine düşman bir toplumsal düzen içerisinde var olmaya çalışırken, aynı düzen karakterlerin içlerindeki yaşam gücünü, enerjiyi ve tutkuyu yok etmek için yaratılmış, onlara “karşı” işleyen bir kargaşadır adeta. İçinde yaşadıkları ve bir anlam veremedikleri bu kargaşa onları varoluşsal bir sorgulamaya sürükler. Daha çok bu sorgu Dr. Dysart'a aittir: Benim yaşadığım bu evrende yerim ve Tanrı’yla olan ilişkim nedir? Tüm bunlar ne anlama gelmektedir?

Peter Shaffer'ın aynı isimdeki oyunundan uyarlanmış bu film, Alan Strang adında 17 yaşındaki bir gencin gece yarısı ahırdaki altı tane atın gözlerini metal bir çubukla kör etmesi ve olayın ertesi sabahı bir psikiyatri kliniğinde başlayan tedavi süreci üzerine kurgulanmıştır. Alan, 20. yüzyılın modern edebiyatında sıkça görülen “misfit” yani “uyumsuz” bir karakterdir. Dünyaya posta atmış egemen değerlerin dışında ve bu değerlerle uzlaşamayan bir anti-kahramandır. Toplumla ve ailesiyle sürekli çatışma halindedir. Oysa ne anne ne baba, aşırı korumacı ve tutucu baskıları nasıl bir Alan yarattığının farkında değildir.



  



ZOMBIE AND THE GHOST TRAIN izle / torrent

Zombie ja Kummitusjuna







Zombie ve Hayalet Tren, sinema tarihinde en kült ve kıyıda köşede unutulmuş nadidelerden biri. Esrarengiz ve bir o kadar da sürükleyici ama başıboş ve terkedilmiş bir karakteri var. Her şey boşlukta ve umarsızca uzaklaşmaktayken, Zombie askere gitmek zorunda kalır. Çok geçmeden toplumdan uzak karakteri göze batmaya başlar ve yaşadığı sorunlardan sonra askeriyeden ayrılır. Yaşadığı şehire geri döndüğünde ise bıraktığı gibi değildir hiçbir şey. Yetenekli bir müzisyen olmasına rağmen bir türlü tutunamaz, günlere ve getirdiklerine. Aşkının da ıstırabını alıp sırtına, kaçarcasına ve tercih etmeksizin Finlandiya'dan İstanbul'a gider. Ama belki de ruhu ebediyen kaybolmuştur...

Galata Köprüsü, İstanbul sokakları ve Black Sabbath'ın Solitude şarkısı filmin ana temasını kurgular. Bu da izleyiciye harika bir seyir sunar.




  



SANTA SANGRE izle




Bir akıl hastanesinde kendini bir kuş zanneden Fenix ile başlar hikaye. Öncelikle biraz garip gelse de, Fenix'în öyküsüne kapılıveriyoruz birden. Anne babasıyla birlikte bir sirkte büyüyen Fenix için yaşam henüz güzeldir. Ta ki annesinin babasının onu aldattığını öğreninceye kadar. Tüm bu olaylara tanık olan Fenix büyük bir travma geçirir ve akıl hastanesine yatırılır. Ancak hikaye bu kadar kısa değildir. Hastane odasının pencerisinden, annesini sokakta onu beklerken gördüğünde, kaçmaya karar verir ve gerçek trajedi şimdi başlar.

Kült filmler başında gelen Santa Sangre'yi sanatsal bir anlayışa sahip olmayanlar kesinlikle izlememeli. Ki böylesi sembolist bir yapım için oldukça yanlış bir tercih olacaktır. Yüksek sanat değerine sahip, hatta sinemayı sanata taşıyan isimlerden biri olan Alejandro Jodorowsky'nin bir diğer eseri Holy Mountain gibi bu yapım da, kült ve klasik sinemaseverlerin filmografisinde olması gerekenler arasında.



BOLD NATIVE izle / torrent





Göreceliğin tüm boyutlarıyla egemen olduğu bir çağdayız! Bu o denli bizim inisiyatifimize bağlı ki kitlesel yıkım silahı geliştirmenin uluslararası ilişkiler açısından teorize edilen bir haklılığı olabiliyorken birbirini kazıklayan homo-sapiens uygarlığının çılgınca arzuları için sistematik kıyım, işkence, hapis, taciz ve tecavüze uğrayanları gerçek anlamda kurtarmaya çalışmak terörizm olarak değerlendiriyor. İşte A.L.F. yani Hayvan Özgürlüğü Cephesi bir praksis olarak bu noktada devreye giriyor.

Spartacus'ün ve zamanın afaroz edilmişlerinin yaptığı gibi kolezyumlardaki seyircileri günlük canlı vahşet yayınından koparmak ya da 17. yüzyıldaki ayaktakımından oluşan aşağı kitleyi, üçkâğıtçıları, cadıları, delileri, haydutları ve aylak aylak dolaşan bütün yoksulları yani kısacası varlığıyla "sömürge" ve "hanedanlık" düzeninin tüm suçlarını ifşa edecekleri, tüm mağdurları kurtarmak ''pahasına'' yapıyorlar bunu. Bu bir örgüt de değil, bir felsefedir. Kurmarhanelere ve tüketici fiyat endeksine korku salan bir felsefe; özgürlüğün empatinin bir belirtisi olduğu düşüncesi, yeryüzündeki her canlının her göz yaşının, özleminin, çığlığının, acısının, terk edilmişliğinin bir anlamı olduğu hakikati.



  


CRY FREEDOM izle / torrent






Güney Afrika'daki özgürlük mücadelelerinden bir manzaraya dikkat çekiyor film. "Beyaz Adam"ın Güney Afrika'daki istilası, baskısı ve sömürüsü tüm vahşetiyle devam etmekteyken, direnişteki sömürge halkı, görmezden gelinmekte, terörist, suçlu olarak yaftalanmaktadır. Dünya ve kamu vicdanından saklanan ve görmezden gelinen gerçekler gün yüzüne çıkmak üzeredir. Ki bunun yolu özgürlükçü ve cesur yazar olarak ün yapmış olan gazeteci Donald Woods'dan geçmektedir.

Önceleri; liberal gazetecinin gözleri, diğer beyazlar gibi gerçeklere ve vahşi sömürüye kapalıdır. Yalnız yasaklı siyahi eylemci Steve Biko ile tanışması ve olaylara, medya ve beyaz adamın aracılığı olmadan tanıklık etmesiyle tüm serüven değişecektir. Artık direnişin ve başkaldırının gözü ve sesi olacak olan yazar, "Beyaz Adam"ın çektiği perdeyi düşürecektir. Güney Afrika kendi özgürlüğüne kavuşana dek, bir dolu mücadele seyri sizleri bekliyor.



  



A MAN FOR ALL SEASONS izle / torrent






Filmin ismindeki gibi o "tüm zamanların adamı!" Çoğumuz onu tanıyor, üstelik o tüm hayatımızda ve insanlık tarihinde yeni bir şeyin yaratıcısı: Ütopya.  Thomas More ilk "ütopya"nın yazarıdır ve politik hayatımızda olduğu gibi tüm edebiyat ve sanat alanında da yenilikleri ateşlemiştir. Hayatında yazar, hukukçu, din ve devlet adamı olarak birçok görev yaptı ama hepsinden önce hümanist ve erdemli bir bilgindi.

Düşüncelerinden ve vicdanından ödün vermemek pahasına, Kral VIII. Henry'ye ve onun otokrasi anlayışına karşı çıkınca, topyekün karalama kampayalarıyla birlikte hem görevinden hem de canından olur. Ama Thomas More tarihte onurlu ve erdemli bir aydın olarak kaldı. VIII. Henry ise adi bir acımasız ve zevke düşkün hovarda bir kral olarak anıldı hep.

Kararlı ve düşüncelerinden ödün vermeyen bir devlet adamı olan Thomas More, Kral VIII. Henry nazarında gün geçtikçe kademe kademe yükseliyordu. Artan bir ilgiye karşılık, düşmanları da çoğalıyordu. Toplum ve devlet üzerine düşünceleri zamanın önemli düşünürlerinden Erasmus'un bile takdirini toplayacaktı ve Deliliğe Övgü kitabını ona adayacaktı. Ki her şey; Kral VIII. Henry'nin İngiliz kilisesinin başına geçme arzusuna karşı çıkmasıyla siyasi hayatını sonlandıracaktı. Ardından kralın eski eşinden kurtulup yeni biriyle evlenmesine karşı çıkınca (ki bu dönemin kanunlarına ve kilise inancına aykırıdır) idamı ilan edilecekti.



  


YELLOW SUBMARINE izle / torrent






The Beatles'ın hayal ve psychedelic dünyasında kaybolmak için daha iyi bir seçenek olabilir mi, bu filmden başka? The Beatles'ın aynı isimdeki şarkısı üzerine kurulu olan 1968 yapımı bu animasyon filmin, başrollerinde The Beatles üyeleri; John Lennon, Paul McCartney, George Harrison, Ringo Starr yer almakta.

Kısaca fantastik bir dünyada geçen hikayede, dünyadaki çarpık birçok köklü toplumsal yapılar eleştirel olarak ele alınır. Naif bir savaş ve düzen karşıtlığı tüm tatlılığıyla karşımızdadır. Bu psychedelic filmde; sevgi ve barış tüm dünyayı değiştirecektir.

Pepperland'da her şey tüm neşesiyle, sanat ve müzikle dolu sürüp giderken, Kötü Maviler gelip, ülkeyi işgal ederler. Tüm müziği yasaklarlar ve bu ülkedeki tüm sevgi, neşe ve renkleri kuruturlar. Lord Amiral ise bu istiladan sağ kurtulan tek Pepperland'lıdır. Denizaltıya binip işgal ülkesinden kaçmayı başarır. Londra'ya vardığında The Beatles üyeleriyle karşılaşan Lord Amiral yardım ister ve bu güzel ülkeyi sevgi ve müzikle kurtarmak için yola koyulurlar. Fantastik, sürrealist, sembolik ve psychedelic bir yolculuk şimdi sizleri bekliyor. (Görüntü kalitesini 720 seçip filmi HD izleyebilirsiniz)





HACHIKO: A DOG's STORY izle / torrent






Bir yerde insanlığımızın hikayesi aynı zamanda, ya da ona duyduğumuz özlemin belki de yoksunluğun. Her izleyenin yüreklerini burkan, hayranlık ve büyük bir sevgi istenci uyandıran bir hikaye Hachiko. Onun hikayesi bu dünyada tek değil elbet, ama öylesine sevgi, sadakat ve coşku dolu ki, neden bu denli hayranlık ve ilgi doğurduğu aşikar.

Hachiko'nun hikayesi, bir üniversitede profesör olan Parker Wilson, seyehat dönüşü metroda bir köpek bulmasıyla başlar. Kaybolduğunu gören Parker, sahibini bulmaya çalışır ama sonuç alamaz ve iyice bağlanır Hachi'ye. Eşi ne kadar evde bir köpek istemese de, Hachi çoktan yerleşmiştir aslında ailenin içine. Profesöre, her gün üniversiteye gitmek için kullandığı metro istasyonuna kadar, artık Hachi de eşlik etmeye başlar. Her iş dönüşü tam saatinde yine karşılar sevgili dostunu Hachi. Ve bu muazzam dostluğun hikayesi böyle devam ederken, birbirlerinin sırlarını keşfederler...

Filmin uyarlandığı gerçek hikaye; Japonya'da geçmiştir. Dr. Hidesabura Ueno'yu köpeği Hachiko her iş dönüşü metro istasyonunda bekler. Ancak bir iş çıkışı profesör dönmez. Çünkü üniversitedeyken kalp krizi geçirerek ölmüştür. Hachiko sevgili dostunu hiç bıkmadan, her gün, tam dokuz yıl boyunca bu metro istasyonunda beklemiştir. Bu sevgi ve sadakat, o Shibuya istasyonuna Hachiko'nun heykeli dikilerek onurlandırılmıştır.





IPHIGENIA izle / torrent






İfigenya (Iphigenia), dinlerin çocukluk çağında bir insanlık hikayesi. Bir çocuğun yaşam mücadelesi, bir annenin dramı, bir babanın krallık hükümranlığını koruma korkusu. Felsefe tarihine geçmiş bu gerçek hikayede; dinlerin peydahladığı korkuyu, kontrolü ve diktayı, metafordan çok hazin bir acıyı taşıdığını, savaşın getirdiği ilkelliğin sonucu tekdüze ve dayatılmış her buyruğa boyun eğmeye hazır bir toplum yarattığını ve karanlıkların bu en köhne hali karşısında bir kralın bile duramadığını, inançların -düşündüğümüzde- bizden ve tüm insanlık tarihinden neler koparıp götürdüğünü görüyoruz.

Agamemnon Truva'ya karşı savaştadır. Ancak ordusunda da salgın yayılmakta ve ilerleyememektedir. Çünkü gemilerinin ihtiyacı olan rüzgar tersten esmektedir. Kahin Kalkhas, av tanrıçası Artemis'in Agamemnon'a kızgın olduğunu duyurmuş ve savaşı ancak bir kurban verilerek kazanılacağını telkin etmiş ve inandırmıştı herkese. O kurban Agamemnon'un kızı Iphigenia idi. Agamemnon önce savaşı kazanmak adına bu son kozu kullanacak ama sonrasında kızından vazgeçmek korkusu karşısında titreyecekti. Adi bir  inanç oyununun karşısısında bir kraldan çok babanın, annenin ve kurban kızı masum Iphigenia'nın mücadelesi başlamış olur.




LAST EXIT TO BROOKLYN izle / torrent






Daha çok Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem For A Dream) kitabıyla ve aynı isimde sinemaya uyarlanmış filmiyle (2000) ünlenmiş olan yazar Hubert Selby'nin, Brooklyn'e Son Çıkış (Last Exit to Brooklyn) adlı kitabından aynı isim ile sinemaya uyarlaması (1989) bu nadide film. Çok geçmeden diğer uyarlaması gibi klasikler arasına girmiş film muhteşem özgün değerini hala koruyor.

Bu filmde yorum yok, başrol yok... Her şey tüm çıplaklığıyla gözünüzün önüne seriliyor. Edebiyat ve sanatta natüralizm akımının bilindik ilkesi gereği "doğanın aynası olmak" kuralı adına yeraltı yaşamının tüm çıplaklığı ve gerçekçiliği tarafsız ve yorumsuz bir şekilde aktarılır okuyucuya ve aynı şekilde izleyiciye. Kitapta olduğu gibi filmde de tüm karakterler, gerçek hayatta yaşayan ve karşılaştığımız insanların yaşamını temsil ediyor.

Yaşam adına sarfedilmiş tüm mücadeleler vardır burada. İşçilerin sözüm ona "şanlı grev"leri, direnişleri vardır, bağımlıların en iyi geceği kotarma sevdaları vardır, "batı dünyasının en güzel göğüsleri"ne sahip fahişenin 10 saniyede her istediği subayı tavlama yarışı vardır, en iyi altın vuruşu yapacak travestinin sevdası ve toplumsal gerçeklerle yüzleşmesi vardır. Toplum vardır, din, ahlak, kapitalizm, uyuşturucu ve yeraltı yaşamı vardır. Yani hayatımızın kısaca tüm çıplaklığıyla özeti... Yazar tümüyle yorumu size bırakıyor. Buna cesaretiniz varsa...







BITTER MOON izle / torrent






Yolcu gemisiyle İstanbul'a seyehat etmekte olan Nigel ve Fiona çifti tuhaf bir yolcuyla tanışırlar. Bu kişi Oscar'dır ve sıra dışı ilişkisini tüm çıplaklığıyla Nigel'e anlatmaya çoktan başlamıştır...

Aşk nedir ki? Yaşamsal baskıların bilinçaltımızdaki melankolisi mi? Film bu soruya cevap vermese de aşkın anatomisi adına gösterge niteliği taşıdığını söylemek mümkün.

Aşk da, tıpkı hayranı olunan şeyler gibi bir süre bizi tesiri altında tutar. Ta ki onu kendi ellerimizle bir bedene hapsettiğimizi görene kadar.

En sadık olanımız neden sadıktır? Belki de henüz açık bir fırsat yakalayamadığından ötürü edimselleşmemiş gizli bir çapkındır, kim bilir?





PEACE, LOVE & MISUNDERSTANDING izle / torrent






Barış ve sevgiden, toplumsal çatışmalara, eylemlerden doğal yaşama, gençlikten aile içi sorunlara birçok konu arasında sürekleyici bir şekilde dönen, ailece izlenecek tatta bir hippi filmi diyebiliriz bu film için.

Diane eşinden ayrılmış, 20 yıldır annesiyle konuşmayan bir avukattır. Bir haftasonu tatilinde oğlu Jake ve kızı Zoe ile annesinin çiftlik evine giderler. Ve tüm serüven böyle başlar. Woodstock konserinden kalmışa benzeyen anneanne Grace'in dünyasına misafir olan Diane iş hayatının yoğunluğundan ve yalnızlığından uzak bir nefes alırken, oğlu Jake okul projesi için tatilini kameraya çekip bir film hazırlama peşindedir. Kızı Zoe ise vejetaryendir ve anneannesi gibi havyan severdir ancak aşık olduğu kasabadaki kasapçı çocuk Cole ile kendini bir çatışmanın içinde bulur. Ve hikaye sürükleyici ve eğlenceli bir sorgulama içinde devam eder.





TOTAL ECLIPSE izle / torrent






Arthur Rimbaud! Onu tanımayan var mı? Sembolizm akımının en etkili sesi. Devrimci bir yürek, sanatta ve edebiyatta yeni bir dönemi başlatan bir şair. En önemli eserlerini henüz 13 yaşındayken yazmış ve aniden parlamış, özgün diliyle dikkatleri üzerine çekmiş, aykırı bir sanatçı. Elitçilerin sanatı sömürmesine ve yozlaştırmasına tahammülü yoktur. Burjuvazi ve aristokrat sanatçıların yüzeysel sanat anlayışına ve eserlerine sonuna kadar karşıdır ve olnarı oldukça yetersiz bulmaktadır Rimbaud. Bunu da her yerde dile getirmekten ve bu uğurda savaşmaktan geri durmaz.

Paul Verlaine ile tanışmalarından itibaren öyküye başlayan film, Rimbaud'un yaşam tarzından, sanatsal anlayışına, savaş, din gibi birçok toplumsal olguya karşı düşüncelerini de yansıtıyor. Savaş zamanında Arthur Rimbaud'un taşradan Paul Verlaine'in yanına taşınmasıyla birlikte Verlaine'in eşiyle arası bozulur ve evden ayrılır. Verlaine ile Rimbaud'un eşcinsel ilişkileri yüzünden çalkantılı ve gelişi güzel yaşam serüvenleri, seyehat ederek devam eder. Ancak gittikleri her yerde sorun yaşamaya devam ederler. Fransa'dan dışlanan ikili, Almanya ve Belçika'ya giderler. Verlaine bir tartışma sonrası Rimbaud'u bir tabancayla yaralayınca, eşcinsel birliktelikleri yüzünden başları belaya girer. Verlaine kürek mahkumu olur, Rimbaud ise serbest bırakılır. Son görüşmelerinden sonra ikili, ilişkilerini bitirir ve Rimbaud bu tarihten sonra asla şiir yazmaz.




CHAPLIN izle / torrent






Dünyanın görüp görebileceği nadide efsanelerden birinin harika bir hikayesi bu film. Herkes onu az çok tanıyor. Oynadığı karakterleri, düşüncelerini, sinemaya ve insanlığa katkılarını... Bu filmde ise yaşam serüvenine ve sinema hayatına yakından tanık olma fırsatı buluyoruz.

Tiyatro oyuncusu olan bir annenin çocuğu olan Chaplin, bir grup ile turnelere katılarak hayatını geçindirmektedir. Henüz tiyatrodayken içindeki cevheri Mack Sennett'in keşfetmesiyle sessiz sinemaya adım atar. Meşhur Şarlo rolüyle dünya çapında bir üne kavuşurken, özel hayatındaki çalkantılar artmaya başlar. Amerikan vatandaşlığını reddetmesiyle başlayan karalama kampanyası ile bazı filmlerinin komünizm propagandası ve Amerika düşmanlığı ile yaftalanması gibi olaylarla karşı karşıya kalması onu günden güne yıpratacaktı. Bu esnada Amerika'da süren komünist avından o da nasibini alacak ve Amerika'ya girişi yasaklanacaktı. Oyunculuk ve çekim açısından çok güzel bir yapım olan bu filmde Chaplin'in hayatından birçok ayrıntı mevcut. Ayrıca filmde Charlie Chaplin'in annesi rolünü oynayan Geraldine Chaplin, Charlie Chaplin'in gerçek kızıdır.






THE HOLY MOUNTAIN izle / torrent






Sembolik olarakl İsa'yı betimleyen bir karakter üzerinden dini ve toplumsal birçok kurum ve olgular eleştiye tutulurken, filmde sinema tarihinde zor karşılanacak türden bir keyif sunuluyor. Yapımını aynı zamanda The Beatles'ın danışmanlığını da yapan Allen Klein'ın üstlenmesinden de anlaşılacağı üzere filmin psychedelic teması da öne çıkan önemli özelliklerden biri.

Böylesine sanatsal ve yüksek kültüre özgü bir yapımı özetlemek ne kadar zor olsa da kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında klasik eser değerini koruyor. Öncelikle bizi başka başka dünyaların seyrine tutarken sonrasında kutsal dağa doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Ve filmin eleştirel tematik kurgusu içerisinde, bu yolculukta bir İnsanoğlu ve kültürel icatları topa tutuluyor. Filmin 1973 yapımı olduğu göz önünde tutulunca ve karşı kültür ve kült değeri ayrıca gözü doyuruyor film boyunca.








BRAVE NEW WORLD izle / torrent

Cesur Yeni Dünya: 







Felsefede ilk distopya örneği olan Aldous Huxley'in Brave New World (Cesur Yeni Dünya) bilim-kurgu kitabından başarılı bir şekilde uyarlanmış harika bir film. İnsanlığın gidişatının olası geleceği kitapta olduğu gibi filmde de eleştiriliyor. Bunu yaparken de zaman ve mekan, modern sinemada az görülür bir gerçeklikle ve özenle sunuluyor.

Teknolojik olarak gelişmiş ama hala bir hiyerarşi sınıfının olduğu, yine de her sınıfın mevcudiyetinden memnun kaldığı, savaş ve yoksulluk yok edilmiş ama yine de sistemin önem kazandığı bir dünya halini görüyoruz. Tüm toplumsal hareketler kontrol altındadır: cinsel yaşam, üreme teknolojisi, ojenik uygarlık ve eğitimin hipnopedi ile sağlandığı bir düzen.

Ancak dış dünyaya kapalı kalmıştır bu "Cesur Dünya". Ve artık "Vahşi" olarak anılacak John'un bu dünyaya gelmesiyle ortalık biraz karışacaktır. Hiyerarşi ve düzenin olmadığı bir yaşamdan gelen John, çok sorgulayıcı ve birazdan anlamsız gelecektir çünkü bu kurguya. Bu karmaşanın içinde akıntıya kapılmışcasına ilerlerken, John ve Cesur Yeni Dünya için de bir şeyler çözülmeye başlamıştır.




  



I KILLED MY MOTHER izle / torrent






21 yaşında bir genç olan Xavier Dolan'ın ilk filmi. Birbiri ile tamamen zıt, hiçbir konuda anlaşamayan anne ile eşcinsel oğlunun hikayesini anlatan Dolan hem yazıp hem yönettiği, hem de başrolünü üstlendiği bu filmde kendi hayatından alıntılar yapmış, ortaya tadından yenmeyen yarı otobiyografik bir film çıkartmış.

Henüz çok genç olmasına ve ilk filmi olmasına rağmen Xavier Dolan I Killed My Mother ile 3'ü Cannes Film festivalinden olmak üzere toplam 27 ödül almış, festivallerde adından sıkça söz ettirmiştir.







INNOCENCE OF MUSLIMS izle

Müslümanların Masumiyeti: 







Her şeyden önce durup biraz düşünmeli insan. O halde gerekten durup düşünelim. Kendi düşüncelerimizi tehdit eden ya da karşı gelen şeylere nasıl ölesiye bir nefret duyuyoruz. Daha doğrusu böylesi bir öfkeyi neden yaratırız. Kabul görülmeli ki, doğu dünyasında eleştiriye ne tahammül ne de saygı var. Hele ki söz konusu eleştiri, inançlara gelince, direk küfürler başlıyor yağdırılmaya. 

Peki aynı tahammülsüzlük, diğer dinlerde de mevcut mu. Sanmıyorum. Kaldı ki; bunu yine sanat dünyasında gözlemliyebiliyoruz. Başta The Seventh Seal gibi kült bir örnek verilebilir ve devamında Johnny Got His Gun, Monty Python's Life of Brian, Holy Montain, Python and the Holy Grail gibi daha nice ağır eleştiriler ve sorgulamalar barındıran eserler gösterilebilir. Ancak doğu ve islam dünyasında henüz böyle eserlere örnek bile yoktur. 

Getiğimiz yıl 74 dakikalık küçük bütçeli bu film, izleyiciye sunuldu ki, büyük fırtınaların kopmasına neden olmuştu(74 dakikalık orjinal versiyonu henüz elimize geçmedi, şimdilik bu 13 dakikalık halini bulabildik). Filmi hiç izlememiş, içinde ne olduğuna dair hiçbir fikri olmayan insanlar bile sokağa dökülmüş, ölesiye nefret dolu sloganlar atmıştı. Her şeyden önce bu tekdüze düşünce yapısından kurtarması gerek insanın kendisini. Herkes aynı şeyi düşünecek, bir tek şeye inanacak ve itaat edecek beklentisi bir dikta anlayışıdır. Ve müslümanların kendisi, tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlükleriyle, islamın bu dikta anlayışını evrensel görüşte, tescillemektedir.





THE BOAT THAT ROCKED izle

Rock N Roll Teknesi: 






Yıl 1966'dır ve Rock N Roll altın çağını yaşamaktadır. Karşı kültür gittikçe büyümekte ve Rock N Roll bir yaşam felsefesi olmaya başlamıştır. İngiltere'de ise bu müzik duymamazlıktan gelinirken korsanlar buna razı değillerdir. Bu çılgınlar tüm gün boyunca heyecanlarını paylaşırken İngiliz hükümeti onlardan nefret etmeye başlar. Ve hükümet, "Hükümet olmak demek, bir şeyden hoşlanmadığınızda yeni bir yasayla onu yasa dışı ilan etmektir." diyerek harekete geçer. Korsanların bir açığını yakalamaya çalışan bürokrasiye karşı, onlar tüm örgür istekleriyle yarattıkları gezegenden yayınlarına süratle devam ederler.

Hikaye Carl'ın sigara ve ot içtiği için annesinin onu, vaftiz babasının korsan radyo programı yaptırdığı gemiye göndermesiyle başlar. Yavaş yavaş gemideki bu şehvet suçlularına ısınan genç Carl, aynı zamanda kayıp babasının da gemide olduğunu düşünür. Babasının kim olduğunu öğrenen ve Marien ile tanışan Carl farklı bir dünyanın peşine takılır. İşler iyice tehlikeli olmaya başladığında son bir şans için ölüme karşı okyanusun ortasında beklemekten başka çareleri yoktur.





I'M NOT THERE izle

Beni Orada Arama: 






Müzik tarihinin kuşkusuz en önemli isimlerinden olan Bob Dylan'ın hayatını biyografik olarak ele alan film, özgün kurgusuyla izleyicisinin karşısına çıkıyor. Kadın ve çocuk gibi cesurca seçilmiş 6 karakterle Dylan'ın hayatının işlenildiği belgesel tadındaki bu filmde Dylan'ın hayatının 7 farklı dönemine ve olaylarına ışık tutuluyor. Filmin çekiminde Dylan'ın da onayının alınmış olması da bir diğer önemli nokta.

Siyahi bir müzisyen çocuğun şehir şehir dolaşmasıyla başlayan hikaye gittikçe iç içe geçiyor ve farklı bir seyir kazanıyor. Eleştirileriyle dikkat kesilen medyanın baskısına göğüs geren başka bir folk sanatçısı ise yine Bob Dylan'ın önemli dönüm noktalarından birini canlandırırken, elektro gitar kullanmaya başlamasında aldığı tepkiler dahi unutulmuyor hikayede ve aynı zamanda Joan Baez de eksik edilmemiş filmde. Daha kısa bir anlatımla "Beni orada arama!" Filmin özgün ismi "I'm Not There" ise Dylan'ın The Basement Tapes için kaydettiği, ancak orijinal albümde yer almayan o meşhur parçaya gönderme yapıyor.