BBC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BBC etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BBC: DARWIN'S DANGEROUS IDEA izle / torrent

Darwin'in Tehlikeli Fikri:






I Body and Soul

150 yıldır, devrimci bir fikir bütün dünyaya yayılıyor. O, Dünya üzerindeki yaşam ve doğadaki yerimize ilişkin anlayışımızı dönüştürerek yaratılışın gizemlerini çözmeye yardımcı olmuştur. Fakat sadece bilimsel değil çok daha ötesine uzanan bir etki bu. Mirası hayatımızın, kültürümüzün, siyasetimizin ve dini inançlarımızın en derinlerine ulaşarak meydan okuyor. Bizi, insan ahlâkının ve tutumunun, temel dayanaklarını sorgulamaya zorluyor. Ama emperyalizm, savaş ve soykırımın meşrulaştırılması için de kullanıldı. Bu seride size, modern dünyada ortaya çıkan en önemli fikrin serencamını anlatacağım. Darwin'in doğal seleksiyona dayanan evrim teorisi artık, dünyadaki canlılığın temel gidişatının doğru tanımlanması olarak geniş bilimsel kabul görmektedir. Ve tabii bilimsel bir gerçeklik de hiçbir zaman kötü olamaz. Fakat bu fikir o kadar devasadır ki, artık kendine ait bir hayatı vardır. Darwinizmi doğru anlamak, insanlığın en büyük sorunlarının çoğunun kilidine anahtar önerebilir. Öte yandan yanlış anlamak ise doğrudan cehenneme götürür. Darwin'in tehlikeli fikrinin dünyasına hoş geldiniz!



  




II Born Equal

İşte bir soru, ABBA'nın Anni-Frid Lyngstad'ı ile Charles Darwin arasında ne bağlantı var? Cevap, Adolf Hitler. Norveç Nazi işgali sırasında, Anni-Frid Lyngstad, tasarlanmış binlerce bebek gibi genç bir Norveçli ile bir Alman askerinin çocuğuydu. Nazi önderliği bu ilişkileri teşvik ediyordu. Bir arî üstün ırk yaratmak için seçici bir yetiştirme programları vardı. Planları, Charles Darwin'in evrim teorisinin kaba bir manipülasyonundan ya da "en güçlü olanın hayatta kalması"ndan esinlenmişti. Bu programda, Darwin'in teorisinin; kültürü ve siyaseti etkilemek için nasıl kullanılmış olduğunu keşfedeceğim. Darwinist teori, ikinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, ırkçılığı caydırmak ve insan eşitliği fikrini teşvik etmek için kullanılmaktadır. Fakat öncesinde; ayrımcılık, emperyalizm ve kitle katliamlarını meşrulaştırmak için istismar edildi. Naziler; Berlin Wannsee'de, bu villada, Holokost planlarını sonuçlandırmak için Darwin'in evrim teorisinin çok açık bir şekilde saptırılmış bir yorumunu kullandılar. Charles Darwin, böyle bir planı, aklının ucundan geçiremezdi. Ama burada Wannsee'de, Naziler; O'nun "en güçlü olanın hayatta kalması"nı alıp, gezegen üzerindeki yaşamın çeşitliliği ve karmaşıklığı hakkındaki teorisini ezerek çağımızın en şeytani fikirlerinden birinin motoru haline getirdiler.



  




III Life and Death

Gezegenimiz kitlesel bir yok oluşunun ortasında. Her saat, üç türün sonsuza kadar kaybolduğu tahmin edilmektedir. Bu, günde 70, haftada 500, her yıl 27.000 türdür, ki bu onu dünya tarihinin en hızlı yok oluş oranı yapar. Ve nedeni hakkında hiç şüphe yok, bu biziz. Charles Darwin 150 yıl önce, bize yeryüzündeki tüm yaşam arasındaki karmaşık bağlantıları anlamak için anahtar verdi. "Yaşamın hassas ağı"nın bir parçasının sökülmesi veya hasarı başka bir yerde feci sonuçlara neden olabilir. Ama dinlemekte isteksiz ve harekete geçmekte yavaşız. Bu programda, Darwin'in; yeryüzündeki tüm yaşam arasındaki güzel ama kırılgan ilişkiye nasıl gözlerimizi açtığını, onun mirasının tam etkilerini anlamak ve kabul etmek için nasıl mücadele ettiğimizi ve Darwin'in gezegenimizin tarihindeki en büyük felaketlerden birini önlemeye yardımcı olmak için ihtiyacınız olan bilgiyi bize nasıl vermiş olduğunu keşfedeceğim. Belki de kendimiz de dahil olmak üzere, kitlesel tükenişe neden oluyoruz, çünkü yalnız değiliz. Büyük hayat ağının parçasıyız ve bu ağı mahvedersek, kendimiz de gideriz. Bu meydan okumaya cevaplar kolay değil, ama imkansız da değil. Aynı, Charles Darwin'in tehlikeli fikrinin boyutlarını ve önemini ancak bu kadar zaman sonra anladığımız gibi.


  


BBC: Is Everything We Know About The Universe Wrong izle / torrent

Evrenimiz hakkında bildiğimiz her şey yanlış mı? 







"14 Milyar Yıl önce hiçbir şey yoktu.Ne yıldızlar, ne galaksiler ne gezegenler veya insanlar. Sonra birdenbire, ansızın, her şey varoluşa patladı. Evren doğdu. Bilim, gerçekte yaradılış anında cereyan edenin bu olduğunu söylüyor. Her şey, hiçbir şeyden yaratıldı. Nasıl ortaya çıktığımızın keşfi, kozmologların büyük başarısıdır. Beni oluşturan atomlar, bir zamanlar bir yıldızın içinde yaratıldı. Sadece evrenin içinde olan ben değilim, aynı zamanda evren de benim içimde. Kozmologlar, daha önce sadece rüyası görülen tuhaf ve egzotik hadiseleri ortaya sererek, evrenin en derin sırlarını açığa çıkardılar. Gece gökyüzünü şekillendirmiş hadiselerin. Fakat yeni bir kozmolog nesli, temel evren kavrayışımızı sorguluyor. Uzay ve zamanın kökenini anlamamız gerekiyor.

Gerçekte evren neye benziyordu? Bence bunlar büyük sorular. Karanlık maddenin ne olduğunu bilmek isterdim. İşin aslı, bu konuda yıllardır derin bir merak içindeyim. Daha büyük bir gerçeklik bulunup bulunmadığı hakkında meraklanmaya başladılar. Bu daha derin bir fikir için bir çeşit girizgah. Gerçekten, erken evrende meydana gelen şeyler gerçek olamayacak kadar basit. Evrenimiz hakkında bildiğimizi sandığımız her şey yanlış olabilir miydi?"





BBC: HOW ART MADE THE WORLD izle / torrent






İnsanoğlunun kültürel ve sosyal evriminin serüvenine farklı bir anlatımla tanık olun. Yaşamımız, dünyamız hatta yönetilişimiz nasıl bir gerçekliğe sahip. Farkında olmadan hayatımız ve insanoğlunun kaderi nasıl şekillendi ve hala da sürüyor? Tüm bunların ve daha fazlasının cevabını, eğlenceli ve bir o kadar da çarpıcı olan, BBC'nin "How Art Made the World" belgesel serisinde buluyoruz.





I More Human Than Human

Görüntüler hayatımıza hükmeder, bize nasıl davranacağımızı, ne düşüneceğimizi, bizi belirleyip şekillendirir, ama nasıl oluyor da bu görüntüler, resimler, semboller ve etrafta her gün gördüğümüz sanat, bizi yönetiyor? Cevap günümüzde değil ama binyıllar öncesinde. Çünkü antik atalarımız dünyalarını anlatan resimleri çizdiklerinde, bize rehberlik eden görsel bir miras da bırakmış oldular.

Dünyanın en şaşırtıcı hazinelerini keşfedip, zafer yolundaki liderlik mücadelelerini göreceğiz. Yüzbin yıllık tarihe yolculuk yapacağız, Dünya'nın en eski sanat kültürlerinin sıradışı seramonilerine şahit olacağız ve antik sanatın en derin sırlarını keşfedişlerini açığa çıkaracğız.







II The Day Pictures Were Born

Hiç düşünmeden günde yüzlerce kez yaptığımız birşey var. Kesinlikle güvendiğimiz ve garanti saydığımız bir durum. Bazı çizgiler görüp onlara anlamlar verebiliyoruz. Diyebiliriz ki bir şekilden diğerine, renk düzenlemeleri çeşitli anlamlar taşıyor. Görüntüleri anlamlandırabilmek yaşamımızın temel bir parçası. Ya bu yetimiz olmasaydı? Görüntüleri anlayamadığımızı hayal edin, nasıl bir dünya olurdu? Öncelikle, görüntüler ortaya çıkmazdı, tamamen bağlı olduğumuz birşeyleri kaybederdik, Yaşam çıkmaza girer; dünyamızı algılayamaz olurduk.

Antik çağda durum böyleydi; görüntüler ve simgeler yoktu, Şimdi ise hayatımızı görüntüler yönlendiriyor. Bu insanoğlunun görselliğin gücünü keşfedişinin sıradışı hikayesi ve günümüz dünyasını yaratışının.







III The Art of Persuasion

Beyaz Saray'daki başkanlık yarışı dramatik bir noktaya geliyordu, adaylar sandıklarda başa baş durumdaydı, her ikisi de birkaç oy ile öne geçebilecek durumdaydı, Başkan Bush partisinin Madison Square Garden'daki, toplantısına gidiyordu. Bu öne fırlamak için son gerçek şansıydı. Seçilmesi için çok sağlam bir imaj ve etkiye ihtiyacı vardı. Farkında olmasalar da, kullandıkları teknikler modern dünyaya ait değildi. metodları binlerce yıl öncesinde keşfedilmişti.

Sanatın politik gücü antik kral ve imparatorlarca kullanılmış, insanları etkilemek amacıyla imaj ve manipüle çalışmaları yapılmış ve günümüz modern politikacıları da bu yöntemlerden yararlanıyorlar. Bu antik liderlerin görsel manipülasyonu kullanış hikayesi bu güçleri halen üzerimizde etkili oluyor. 







IV Once Upon A Time

Ben ve yüzlerce insanı buraya; Londra'da Leicester Meydanı'ndaki film galasına getiren nedir? Cevap hikaye anlatmanın harika bir yolu olan sinema. Bizleri dehşete düşüren, neşelendiren, ve bize ilham veren hikayeler, ancak görsel hikaye anlatımı yeni bir olay değil. Bugünkü filmler bile aslında çok eskilerde keşfedilen teknikleri kullanıyor.

Binlerce yıldır, sanatçılar hikayelerini canlandıracak yöntemler üzerinde uğraşıyor, böylece seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bu atalarımızın hayalgüçlerimizi şekillendiren filmleri nasıl yaptıklarının hikayesidir.







V To Death and Back

Hayatlarımızın her günü, binlerce farklı görüntünün bombardımanı altındayız. Bizi birçok farklı yönde etkileyen imajlar, fakat bunların arasında ektisi benzersiz, bir tanesi var ki, bizi hem korkutup hem de rahatlatabiliyor. Ama bizi yönlendirirken, aynı zamanda da emin olmamızı sağlıyor. Bu ölümün görselliği.

Bu gençler hayatlarında daha önce hiç ölü birini görmemelerine rağmen, bu resimlerin büyüsüne kapıldılar e yanlız da değiller. Çünkü, farkına varsak da varmasak da, hepimi zölüm imajından etkileniyoruz, yanlız başımıza da olsak veya başkalarıyla, mezarlar ve anıtlar hep ölüm adına yapılıyor fakat neden? neden etrafımızı ölümü hatırlatan imgelerle donatıyoruz? Cevabı modern dünyada değil, binlerce yıl ötede bulabiliriz, insanoğlunun ilk ölüm imajını oluşturduğu zamanlarda. Bu ölümün zihinlerimizi nasıl yönlendirdiğinin hikayesi ve dünyadaki en güçlü etkiye sahip imgeleri nasıl oluşturduğumuzun.







BBC: THE CENTURY OF THE SELF izle / torrent





Bundan 100 yıl önce, Sigmund Freud tarafından insan doğası hakkında yeni bir teori ortaya atıldı. "Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler" keşfettiğini söylüyordu. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde, bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi. Bu belgesel serisi, iktidarı elinde tutanların kitlesel demokrasi çağında, tehlikeli kalabalıkları kontrol etmek için Freud'un teorilerini nasıl kullandıklarını anlatıyor. Kalabalıklar, kitle davranışı ve onları kontrol etmek adına nelerin nasıl yapıldığını çarpıcı etkisiyle ve anlatımıyla konu alan bu belgesel serisi 4 bölümden oluşuyor.


  





I Happiness Machines / Mutluluk Makineleri:

Hikayenin merkezinde sadece Sigmund Freud değil, Freud ailesinin diğer üyeleri de yer alıyor. Bu bölümde Freud'un Amerikalı yeğeni Edward Bernays'den bahsedeceğiz. Günümüzde Bernays neredeyse tamamen unutulmuştur. Fakat 20. yüzyıldaki etkisi neredeyse amcası kadar büyüktür. Çünkü Bernays, Freud'un insan hakkındaki fikirlerini alıp, kitlelerin manipülasyonu için kullanan ilk kişiydi. Seri üretim mallarını insanların bilinçdışı arzularıyla ilişkilendirerek, ihtiyaçları olmayan şeyleri istemeleri için insanları nasıl ikna edeceklerini Amerikan şirketlerine ilk gösteren kişiydi. Buradan yola çıkarak kitleleri kontrol etmenin yollarına dair yeni bir siyasi fikir oluşacaktı. İnsanlar, içlerindeki bencil arzular tatmin edildiğinde mutlu olurken, aynı zamanda uslu çocuklar haline geliyorlardı. Bugün bütün dünyayı saran, sadece tüketen insan modeli böyle başlamıştı.






II The Engineering Of Consent / Rıza Mühendisliği:

Bilinçdışına giden ana yol. Sigmund Freud'un bilinçdışı hakkındaki düşüncelerinin, savaş sonrası Amerika'sında kitleleri kontrol etmek amacıyla iktidarlar tarafından nasıl kullanıldığını anlatacağız. Politikacılar ve planlamacılar şuna inanıyordu: Bütün insanların içinde saklı, tehlikeli irrasyonel korkular ve arzular olduğunu söyleyen Freud haklıydı. Bu içgüdülerin dışarı çıkmasıyla birlikte, Nazi Almanya'sındaki barbarlıkla karşılaştığımızı düşünüyorlardı. Bunun yeniden olmasını engellemek için, insan zihni içindeki bu gizli düşmanı kontrol etmenin yollarını aramaya koyuldular. Hikayenin merkezinde, Sigmund Freud'un kızı Anna ve yeğeni Edward Bernays bulunuyor. Bernays, halkla ilişkiler mesleğini icat etmişti. Amerikan halkının zihinlerini yönetmek ve kontrol altında tutmak amacıyla çeşitli teknikler geliştirmek için Amerikan hükümeti, büyük şirketler ve CIA tarafından Freud ailesinin fikirleri kullanıldı. İktidardakiler, demokrasinin işlemesini sağlamak için tek yolun dengeli bir toplum yaratmak olduğunu, normal Amerikan yaşamının hemen altında gezinen vahşi barbarlığın bastırılması gerektiğini düşünüyorlardı.






III There Is Policeman Inside All Our Heads. He Must Be Destroyed / Hepimizin Kafasında Bir Polis Geziyor. Onu Yok Etmeliyiz:

Bu bölümde, Sigmund Freud'un bilinçdışı hakkındaki fikirlerinin, iktidardakiler tarafından kitleleri kontrol etmek için demokrasi çağında nasıl kullanıldığını anlatacağız. Geçen bölümde, Freud'un düşüncelerinin 1950'lerde Amerika'da nasıl yayıldığını anlattık. Bu düşünceler, Freud'un kızı Anna ve halkla ilişkileri icat eden yeğeni Edward Bernays tarafından pazarlanmıştı. Bernays, Freud'un teorilerini reklam ve pazarlamanın kalbine taşıdı. Her ikisine göre de, bütün insanların içinde gizli bir irrasyonel kişilik vardı. Bu kişilik, hem bireyin iyiliği için, hem de toplumun dengesi için kontrol altında tutulmalıydı. Ancak Freud'lar iktidardan devrilmek üzereydiler. Rakipleri, onların insan doğası hakkında yanıldığını söylüyorlardı. İçteki benlik bastırılıp kontrol edilmek yerine, kendini ifade edebilmesi için teşvik edilmeliydi. Böylece yeni bir güçlü insan türü ortaya çıkacak, daha iyi toplum oluşacaktı. Fakat aslında bu devrimden çıkan şey tam tersiydi. İzole olmuş, savunmasız, ve en önemlisi açgözlü bir benlik. Şirketler ve siyaset tarafından manipüle edilmeye daha öncekilerden çok çok daha yatkın bir kişilik. İktidardakiler artık benliği kontrol etmek için onu bastırmaya değil, sonsuz arzularını beslemeye başlamıştı.






IV Eight People Sipping Wine in Kettering / Kettering'de Şarap Yudumlayan Sekiz Kişi:

Bu, günümüz toplumuna hükmeden bir düşüncenin yükseliş hikayesi. Tüm istek ve arzularımızı tatmin etmenin önceliğimiz olduğu söylenir. Bugün, her istediğinize nasıl sahip olacağınızı anlatacağız. Geçen bölümlerde benliğin yükselişinin iş hayatıyla beraber nasıl teşvik edilip geliştiğini gördük. Sigmund Freud'un fikirlerini kullanarak, bireyin içsel arzularını okuma teknikleri geliştirip onları ürünlerle beslediler. Final bölümümüz bu düşüncenin nasıl politikayı ele geçirdiğiyle ilgili. Hem İngiltere hem de Amerikadaki sol görüşlü politikacıların bu teknikleri gücü kazanmak için nasıl kullandıklarıyla ilgili. Daha iyi ve yeni bir demokrasi formu yarattıklarına inandılar. Öyle ki bireyin iç hislerine tamamen yanıt veren bir form. Ama politikacıların gözden kaçırdığı şey bu tekniklerin çıkarılmasına neden olan düşüncenin aslı insanları özgürleştirmeyi amaçlamıyor, günümüz kitlesel demokrasisiyle onları kontrol edecek yeni bir yol amaçlıyordu.




THE END OF GOD? izle

A Horizon Guide To Science And Religion / Tanrının Sonu Mu? Bilim ve Dine dair Ufuk Açan Bir Kılavuz:






"1860 yılı. Darwin'in "Türlerin Kökeni" kitabını yayınlamasının üzerinden 1 yıldan az bir süre geçmişti ki, Viktoria toplumu evrim teorisinden rahatsızlık duymaya başlamıştı. Oxford'taki Doğa Tarihi Müzesi bine yakın izleyiciyle dolmuştu. Evrimin savunmasını yapmak, "Darwin'in bulldogu" olarak anılan, Thomas Huxley adında genç bir biyoloğa düşmüştü. Bilim dünyasında, dinin yerinin olmadığını düşünen yeni jenerasyondandı.

Ben bilim tarihçisiyim, burada sürdürülen bu tartışma benim için çok heyecan verici. Bilim ve din arasındaki çatışmanın kaçınılmaz olduğu ve sonsuza dek sürecek amansız bir galibiyet mücadelesi içinde oldukları genel düşüncesinin temelini oluşturdu. Bugün,150 yıl sonra görünen o ki; savaşın galibi bilim oldu. 50 yıllık bilim programlarına doğru geçmişe baktığımda sormak istiyorum: Bu modern bilim çağında tanrıya bir yer kaldı mı?"

BBC yapımı bu belgesel bu soruya cevap ararken, Richard Dawkins, Stephen Hawking ve Brian Cox gibi birçok bilim insanını da konuk ediyor.





THE SECRET LIFE OF CHAOS izle

Kaos'un Gizli Yaşamı: 






Mikro ve makro evrenin kozmik yapısına derin bir dalış yapan ve kaos teorisini tüm ana hatlarıyla net ve radikal bir açıyla anlatan, son derece didaktik bir yapım. Prof. Jim Al-Khalili'nin hoş ve akıcı sunumuyla daha da izleyiciyi kendine bağlayan belgesel, kaos teorisinden evrime, kozmik boyutlardan kelebek etkisine; "yaşam nereden geldi ve nasıl oluştu" gibi bir soruyla radikal derinlikte epistemoloji, kozmoloji, astrobiyoloji gibi birçok alana giriyor ve işlediği konulara hakim olduğu kadar tüm bunları izleyiciye de olabildiğince berrak bir sadelikte sunmayı başarıyor.

"Bu, çok basit bir soruya yönelik bir filmdir: Buraya nasıl geldik? Bunlar, bütün insanların oluştuğu element ve bileşikler. İnanılmaz biçimde, neredeyse utandıracak kadar yaygınlar. Aslında insan vücudunun yüzde 99'u hava, su, kömür ve kireç karışımıdır. Çok az da demir, çinko, fosfor ve sülfür gibi egzotik elementlerin izleriyle birlikte. Aslında, insan vücudunun çoğunu oluşturan elementlerin birkaç paund tuttuğunu tahmin ediyorum. Fakat bir şekilde, trilyonlarca sıradan atom mucizevi biçimde anlaşarak, kendilerini; düşünen, nefes alan, yaşayan insanlara dönüştürürler.

Bu basit yapı taşlarının bir araya gelme mucizesinin nasıl olduğu sorusu hakikaten de sorabileceğimiz en kafa karıştırıcı sorudur. Bu sorunun cevabının bilimin haddini aştığını düşünebilirsiniz. Fakat bu değişiyor. İlk kez, geçmiş din ve felsefeleri bu en temel soruları ele alması için mücadele cesaretine bilimin ittiğine inanıyorum. Bu film bir seri tuhaf ve birbiriyle bağlı doğanın gizli yüzünü ortaya seren keşifllerin hikayesidir. Bu, düzen ve kaos arasındaki, tuhaf, beklenmedik ilişkinin keşfi hakkındadır."





BBC: HUMAN ALL TOO HUMAN NIETZSCHE izle

İnsanca Pek İnsanca: Nietzsche






''Kaderimi biliyorum. Bir gün, benim adım çok korkunç bir şeyin hatırasıyla anılacak. Dünyada eşi olmayan bir krizle, insanoğlunun elde ettiğine inanılan ne varsa vicdanla en temel çatışmasını yaşayacak bir kriz. Kabul ettiğiniz idealleri anlayabiliyorum. İnsanın ne olduğunu görüyorum. İnsanca, pek insanca...''

Bu kelimeler, Friedrich Nietzsche'nin genel vizyonunu belirler. O insanlık tarihi için bir dönüm noktasıydı.Bu düşünceler, 19. yy Avrupası'nın dini kader anlayışını silip süpürdü. Nietzsche, tanrının öldüğünü söyleyen ilk düşünürdü. Bu insanlık tarihinde bir şeylerin doğmasına yetecekti. Bu fikir özgürlükle ilgiliydi. Bu adam kainat için çok önemliydi. Onun tanımladığı bu düşünceler, dünyanın mevcut sistemlerine karşı bir eleştiri niteliğindeydi. Nietzsche, 20. yy'da insanların nasıl düşündüğü göz önüne alındığında, insanoğlunun yüz yıl boyunca geçirdiği evrimde Marx, Freud ve Einstein kadar önemli olmuştur.





BBC: FIRST LIFE izle

David Attenborough'den İlk Yaşamı:





Arrival:

''Yaşamın başlangıcını öğrenmek için olağanüstü bir seyahatdeyim. İlk çağlarda dünyanın nasıl oluştuğunu derlemek için yalnızca dünyayı dolaşmayacağım, aynı zamanda geçmişe de gideceğim. Bir kısmının yakın zamana kadar bilinmediği mucizelerle dolu bir yolculuk olacak. 50 yıllık programcılık hayatımda canlı hayatının ihtişam ve karmaşıklığını keşfedebilicek kadar şanslıydım. Şimdi de tüm bunların kökenini keşfetmek ve dünyada var olmuş ilk canlı varlıkları gün yüzüne çıkarmak için yola koyuluyorum.

Bilim insanları yaşayan ilk canlıların nasıl göründüğüne dair çarpıcı deliller buldu. Son teknolojiyi kullanarak ilk yarım milyon yıl içinde yaşayan canlıları hayata döndürüreceğiz. Ortaya çıktıkları ilk andan toprağa ayak basmaya başladıkları ana kadar onları gözlemleyerek, haraket eden bedenlerinin gözlerinin, ağızlarının nasıl oluştuğuna dair bir kanıya varabiliriz. Böylece bildiğimiz hayvanların temel yapısını, yaşayan bu ilk canlıların nasıl oluşturduğunu anlayabileceğiz.''










Conquest:

''Önceki bölümde 600 milyon yıl önce yaşayan basit hücreli canlıların nasıl çok hücreli canlılara dönüştüğüne tanıklık ettik. Bu bölümde ise daha sonra neler olduğunu araştırıcağım. Günümüz canlılarının temel taşının oluştuğu geçmiş zamanlarla ilgili hem fosillerden hem de yaşamakta olan canlılardan deliller toplayacağım. Eklem bacaklı olan bir grup onların büyük öncülerindedi. İlk büyük yırtıcılardı. Gözleri, ayakları ve sağlam bir harici iskeletleri vardı. Karayı ve havayı keşfeden ilk sürüngen topluluklarıydılar.

600 milyon yıl önce dünya bugün bildiğimiz halinden hayli farklı bir durumdaydı. Karalarda hayvanlar ve bitkilerden eser yoktu. Fakat okyanuslar ise tam aksine organizma doluydu. Etraflarında bulunan sudan yiyeceklerini elde eden ilk tarih öncesi canlılar hareketsiz organizmalardı. Ancak canlıların ağızı ve hareket edebilme yeteneğini geliştirmeleriyle evrim kendini gösterdi.''





BBC: WALKING WITH BEASTS izle

BBC: Hayvanlarla Yaşamak:







160 milyon yıl önce dünya dinazorlarca yönetilirdi. Gölgeleri altında yaşarken hayvan grupları, birbirlerinden daha fazla farklılaşamamışlardı. Küçük tüylü memeli olarak adlandırılan yaratıklar bizim atalarımızdır. 65 milyon yıl önce volkanik aktiviteler atmosfere zehir vermeye başlamıştı. Son dinazorların kaçınılmaz cezaları uzaydan gelirken, zaten bu hasta gezegenin üstünde yaşıyorlardı. 10 km çapında bir meteor yeryüzüne çarptığında dinazorlaron hükümdarlığının sonuna işaret etmişti. Bu belgesel bundan sonra ne olduğunu anlatmaktadır.















BBC: DARWIN'S STRUGGLE izle

Darwin'in Mücadelesi Doğal Seçilimin Evrimi:






1859 yazının sonlarına doğru Charles Darwin en önemli çalışmasına son noktayı koymuştu: Türlerin Kökeni. Ama tüm dikkati hala Beagle gemisi ile yaptığı, ünlü yolculuğunda ziyaret ettiği egzotik adalardaydı. Evinin bahçesindeki bir tümsek ona, gezegenimizdeki yaşam çeşitliliğini açıklama getireceği metaforu sağlayacaktı. Darwin doğaya yeni bir bakış açısı getirmiş, türlerin yaratıcının rehberliğinden bağımsız geliştiğini iddia etmişti. Oysa dünyadaki yerleşik inanç bunun tam tersiydi.

Bu Darwin'in 20 yıl boğuştuğu bir sırdı. 20 yıl boyunca kendine daima destek olan eşi Emma, Darwin'in geleneksel inançlara meydan okuduğu için lanetleneceğinden korkuyordu. Birlikte 20 yıl sürecek ve kendilerini zayıf düşürecek hastalıklarla, şüphelerle ve ailevi travmalarla boğuşacaklardı.

Charles Darwin'in hayatını ve ünlü başyapıtı Türlerin Kökeni kitabını merkez alarak, Darwin'in aile hayatı ile doğal seleksiyon üzerine oluşan düşüncelerini ele alan ve etkili bir şekilde bunları izleyiciye yansıtan güzel bir BBC belgeseli.





BBC: WONDERS OF THE UNIVERSE izle

Evrenin Harikaları:






''Neden buradayız? Nereden geliyoruz? İnsan doğasının önemli bir kısmı oluşturan, cevapları bulma isteği doğrultusunda sürekli sorulan sorulardır. Yüz binlerce yıl geriye dönerek insanlığın başlangıcına kadar atalarımızın izini süreriz. Ama gerçekte hikayemiz çok daha uzak bir zamana kadar genişlemektedir. Bizim hikayemiz evrenin başlangıcıyla başlar. Hikayemiz 13,7 milyar yıl önce başladı. Ve günümüzde her biri yüz binlerce yıldızı barındıran, yüz milyondan fazla galaksiyle dolmuştur.''

Belgeselde bu hikaye anlatılıyor. Çünkü nihayetinde biz evrenin bir parçasıyız. Bu yüzden onun hikayesi bizim hikayemizdir. Parçacık fizikçisi Brian Cox'un sunumuyla Wonders of the Universe belgeselinin birinci sezonunun dört bölümünü içeren yine güzel bir gezintinin seyrindeyiz.











BBC: WHAT IS REALITY izle

Gerçeklik Nedir?






''Bizi kuşatan garip ve gizemli bir dünya var. Çoğu zaman algılarımızdan saklıdır. Bu bilimdeki en basit ve en derin konulardan biri: Gerçeğin doğasını anlama arayışı. Ama bu arayışta normal algılar bize kılavuz olamaz. İpucu arayışları bilim insanlarını anlamanın mümkün olduğu sınırlara götürdü. Kara deliklerden, uzay-zamanın en derin yapılarına, keşfettikleri şey gerçekliği anlayışımızı sonsuza kadar değiştirebilir. Arayış bugünün en iyi fizikçilerinden bazılarını da cezbetti. Ama uyarmalı ki; bir kez onların gerçekliğine girerseniz, sizin gerçekliğiniz eskisi gibi kalmayabilir.

Gerçeklik çoğumuz için rahatlatıcı, tanıdık ve güvenilirdir. Bu türde algılanır. Ağaçlar dikey büyür, futbol hareketin bilinen kurallarını izler ve tüm eylemlerimiz güven verici bir şekilde sadece 3 boyutlu uzayda meydana gelir. Ama fizikçiler bunu biraz daha farklı görürler. Gerçeklik göründüğünden daha gariptir. Gerçekliği anlama arayışı fizikçileri, onun yüzeysel görünümünün çok ötesinde, temel kurallarını ve yapılarını ortaya çıkarmaya, denemeye yönlendirir. Ama konu bunu anlatmaya geldiğinde, gerçeklik çok ama çok anlaşılmaz bir hal alıyor.''

Gerçeğe yaklaştıkça gerçekliği anlamakta zorlanıyoruz. En önemli düşünürlerden biri olan Jiddu Krishnamurti, ''Hakikate giden yol yoktur!'' der. Çünkü o bizim gibi yaşıyor ve hareket ediyor. Biz gelişip ona yaklaştıkça, o da gelişip daha da karmaşık bir hale dönüşerek bizden uzaklaşıyor. Ama insanoğlu her ne olursa olsun, bilimin ışığında sorular sormaya ve peşinden gitmeye devam edecek.





BBC: THE LINK UNCOVERING OUR EARLIEST ANCESTOR izle / torrent

Halka: En Eski Atamıza Mı Işık Tutuyor?






Prosimiyenler ve antropoidler olarak iki dala ayrıldığı evrimimiz açısından oldukça can alıcı bir noktadan geliyor Ida fosili. Jørn ve ekibi, şu an, en eksi ve en eksiksiz atamızı keşfettiklerine inanıyorlar. Farklı etnik gruplara ayrılmamızdan çok önce meydana gelen insan evriminin ilk halkası.

Darwin'in insanoğlunun hayvanlar aleminin bir üyesi olduğu savının üzerinden tam 150 yıl geçmişken, nihayet şimdi bizleri sadece maymunlar ve insansılara değil bütün hayvanlar alemine bağlayan eksik halka bulunmuş oldu. Prosimiyenler ve antropoidler arasında 47 milyon yıllık bir kayıp halkanın fosili: Ida. Ki bu güne kadar prosimiyenleri ve antropoidleri (önmaymunlar ve maymunlar) ayrı ayrı kategorize ediyorduk. Bu lemur-maymun fosili insanoğlunu tüm diğer canlılara bağlayan ve bu güne kadar bulunmuş en eksiksiz primat fosili. İnsanın kökenine ışık tutan bir kayıp halka.

Üst düzey bilim insanlarından oluşan bir ekip; iki yıldır büyük bir gizlilik içinde nadide bir fosili inceliyordu. Muhtemelen önümüzdeki yüzyıl boyunca bütün ders kitaplarında yer alacak türde bir fosil. En eski primat atalarımızdan biri olduğunu düşünüyorlar. Rossetta Taşı'nın keşfine eş değerde bir buluş bu. Zira önceden ilişkilendirmekte zorlandığımız parçaları bir araya getiriyor. Buldukları Ida adındaki fosil en yaşlı ve en eksiksiz lemur-maymun atamıza ait. Bugüne kadar gördüğümüz bütün fosillerden daha fazla bilgi barındırıyor. Kimisine göre bu çalışmadan sonra bir meteor taşı çarpmış kadar sarsılacak dünya.




  



BBC: THE PRIVATE LIFE OF A MASTERPIECE - VERMEER izle

Tuvaldeki Başyapıt: Resim Alegorisi







Johannes Vermeer'in en ünlü tablosu: Resim Alegorisi. 11 çocuk babası Vermeer, borç içindeydi ve geliri çok düşüktü. Öyle ki; eşinin annesinin evinde kalıyorlardı. Vermeer'in diğer önceki tabloları da birer başyapıt olduğu halde bir türlü tabloları rağbet görmüyordu. Tüm hünerini ve sanatını konuşturmak için Resim Alegorisini yapmaya karar verdi. Bu şaheseri yaparken öyle titizlikle çalışmıştı ki; tabloyu 6 ayda tamamlayacaktı. Tüm geçim sıkıntılarına rağmen bu resmi satmayacaktı ve eşi de ölene dek onu koruyacaktı.

Kimilerine göre Vermeer ilk sinematograftı. Işığı ve nesneleri öyle tutarlı ve etkileyici, vurguladığına dikkat çekici bir şekilde kullanıyordu ki, tablo bir ilizyon gibiydi. Vermeer tabloya birkaç imkasızı ve sembolleştirmeyi eklemişti. 200 yıl sonra fotoğraf makinesi keşfedildiğinde Vermeer'in sanatçılığı değer kazanmaya başlamıştı. Cesare Ripa'nın yazdığı Iconologia adlı sanat ansiklopedisi niteliğinde kitapta, ressamların kullandıkları sembolleştirmeleri açıklamasıyla Vermeer artık değeri yadsınamaz bir ressam olarak kabul ediliyordu. Tablo gizlice el değiştirirken birçok talihsizlikten ve tesadüflerden geçecekti. Bunlardan en önemlisi Resim Alegorisi'nin Hitler'in eline geçmesiydi. Uzun bir dönem Hitler'in diğer çaldığı 8.000 tabloyla birlikte mahzenlerde saklanacaktı.

Hitler tablodaki semboller altın etkisinde, Resim Alegorisi'nde kendini görüyordu. Amerika ordusu bu tuz madenindeki sanat deposunu keşfettiğinde Resim Alegorisi gün yüzüne çıkacaktı. Belgeselde belirtildiği gibi, Vermeer'in her tablosundan kendinize bir hikaye çıkarabilirsiniz. Öyle ki; adını aynı adlı tablodan alan ve Vermeer'ın hayatını anlatan Girl With A Pearl Earring / İnci Küpeli Kız filmi o tablodan hikayelendirilmiştir. Ayrıca ulumalar'daki Vermeer'in tablolarına bakmak için: Johannes Vermeer






Tuvaldeki Başyapıt - Johannes Vermeer - Resim... paylaşan: amigravedat

BBC: GALAPAGOS izle






Galapagos Adaları, Büyük Okyanusu'nun batısında Ekvador’a bağlı takımadalardır. Uzak ve izole bir konumda üst üste binmiş lav akıntılarından oluşan Galapagos Adaları'nda hala etkinliğini sürdüren çok sayıda yanardağ vardır. Yüksek yanardağlar, kraterler ve yarıklar, adanın sarp ve engebeli yapısını daha da belirginleştirir. Değişik iklim özellikleri ve yeryüzü şekilleri ile sadece bu adalarda görülen binlerce tür bitki ve hayvan mevcuttur.

Galapagos Adalarını 1535′te, Peru’ya gitmekte olan Panama piskoposu Tomas de Berlanga keşfetti. Ama İnka çanak çömlekleri üzerindeki resimlerin gösterdiğine göre, İspanyol egemenliği öncesinde Güney Amerika Yerlileri bu adalara uğramıştı. Uzun yıllar boyunca korsanların sığınak olarak kullandığı adalar, ancak 1832′de Ekvador tarafından ilhak edildikten sonra yerleşime açıldı. Charles Darwin’in 1835′ye bölgeyi ziyaret etmesi adalara dünya çapında ün kazandırdı.





Born Of Fire





The Islands That Changed The World





Forces of Change







Facebook: Aşağıdan ''Gönderinin Aslını Gör''ü tıklayın!

BBC: WHAT DARWIN DIDN'T KNOW izle / torrent

BBC: Darwin'in Bilmedikleri






Tarihin en çok tartışılan olgularından biri olan evrime nesnel bir bakış. Yol gösterici bu bilim insanı Charles Darwin zamanının çok mu ötesindeydi, yoksa Charles Darwin yanılıyor olabilir mi? Bilim bugün eriştiği noktada evrimi nasıl yorumluyor?

"Saymanın mümkün olduğundan çok daha fazla türle enfes çeşitliliğe sahip, bir dünyada yaşıyoruz. Burada, Malawi gölündeki, başka hiç bir yerde bulunmayan yüzlerce farklı balık gibi mesela. Neden bu kadar çoklar? Peki ya neden bu kadar farklılar? Charles Darwin, "Türlerin Kökenini" 150 yıl önce yayınladı. Ve bu tek müthiş kitapta, doğru soruyu sordu, ve doğru cevabı verdi. "Bütün bu çeşitlilik nereden geliyor" diye sordu Darwin. Ve "Evrimin ürünü olmalı." cevabını verdi. "Türlerin ortaya çıkmasına neden olan, başka türlerdir, bunu yapmak için de değişirler" fikrini savundu. Minik ve tatlı bir eğime sahip, ama yeterli zaman verilince sonuçları olağanüstü olabilen değişimler. Darwin'in, dünyadaki yaşam hakkındaki açıklaması bu gün ayan beyan hale gelecek kadar baştan çıkarıcı ve sade."




  



BBC: CHARLES DARWIN AND THE TREE OF LIFE izle / torrent

Charles Darwin ve Yaşam Ağacı






David Attenborough tarafından sunulan ve Evrim Teorisi'nin ortaya çıkışını, gelişimini (evrimini) ve kanıtlarını içeren özellikle sade anlatımı ile herkesin evrimi anlamasını sağlayabilecek düzeyde yapılmış bir belgesel. Belgesel yaklaşık 1 saatte olabildiğince öz bir şekilde ve yararlı görseller ile derdini anlatmaya çalışmış, ki çok da güzel anlatmış. Evrimin yanı sıra Darwin'in seyahatleri boyunca tuttuğu notlar ve ''Evrim Teorisi''ni şekillendirmesini anlatılmış. Belgesel teoriyi oluşturan her türlü detaydan Darwin'in Galapagos adalarına gitmesine kadar birçok bilgiyi de içeriyor.




  


BBC: THE BIG BANG MACHINE izle

BBC: Büyük Patlama Makinası






Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yapımı yıllar süren ve evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'yla (LHC) yapılan deneyin ilk aşamaları başarıyla tamamlandı. Ve şimdi sıra bu büyük gözlemde. Evrenin kökeni... 0 Noktasına yolculuk... Kara delikler... Başlangıca yolculuk için çarpıştırma cihazı ateşlendi… İnsanoğlu evrenin sırrını çözmeye çok yaklaştı. Biliminsanları İsviçre’de ''Büyük Patlamaya'' hazırlandı. Büyük Patlama deneyi evrenin başlangıcına cevap bulacak mı? Bu yakın zamanımıza dair bilgilendiri belgeseli fizikçi Brian Cox'un sunumuyla izliyoruz.






















Facebook: Aşağıdan ''Gönderinin Aslını Gör''ü tıklayın!

BBC: WHAT ON EARTH IS WRONG WITH GRAVITY izle

BBC: Evrendeki Yerçekiminde Yanlış Olan Ne?






Bilim tarihindeki en ünlü isimleri bile şaşkına çeviren bir doğal kuvvet var. Galileo temelleri attı fakat fazla ileri gidemedi. Newton onun tanrının işi olduğunu düşündü. Ve Einstein bile, evet Albert Einstein bile onu çözemedi. O her şeyin altında yatan büyük bir sır. Büyük Patlama'dan ve zamanın başlangıcından dünyada yaşamın ortaya çıkışına kadar, evrendeki garip bozulmalardan maddenin en küçük parçasına kadar... O, modern bilimde en ateşli münakaşalara yol açan bir bilmece. Ama insanlık, tarihteki en büyük beyinlerin nerede yanıldıklarını bulacak ve eninde sonunda evrenin bu en büyük sırlarından birini çözecek. Belgesel bu en büyük sırrı arayan biliminsanlarının çalışmalarından örnekler ve bazıları ile konunun anlaşılmasına yönelik yapılmış söyleşiler içeriyor. Belgesel parçacık fizikçisi Brian Cox'un sunumuyla daha güzel bir seyir kazanıyor.





BBC: THE HUMAN MIND izle

BBC: İnsan Beyni






Human Mind, sizi keşfedilmemiş bir galaksi olan, kendi kafamızın içine muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor. Bir şeyler öğrendiğimizde, hatırladığımızda ya da yeni bir şey keşfettiğimizde kafamızın içinde neler oluyor? Beynimiz kişiliğimizi nasıl şekilendirir ve bilinçli olarak beynimizi değiştirmemiz mümkün mü? Bunlar ve daha birçok sorunun cevabı aydınlatıcı, eğitici ve yenilikçi bu 3 bölümlük seride bulunuyor ve insan aklının arkasındaki sırlar ortaya konuluyor.





I Get Smart

"İnsan bedenini anlamak için büyük ilerlemeler kaydedildi ama insan beyni, kendimizi anlamamız konusunda ama insan beyni, kendimizi anlamamız konusunda Bu seride nasıl çalıştığını öğreneceğiz ve ne kadarını kullandığımızı göreceğiz. Bu ilk bölümde, beynimizin etrafımızdaki dünyayı nasıl öğrendiğini inceleyeceğiz."






II Personality

"Neden kendiniz gibisiniz? Daha mutlu olabilir miydiniz? Ve çocuklarınızın kişiliğini şekillendirebilir misiniz? Kişiliğinizi şekillendiren, beyninizdir. Ve bu da, bunun nasıl olduğunun hikayesidir. Bu programda, bütün bir yaşam boyunca kişiliğin nasıl geliştiğini göreceğiz."






III Making Friends

"Beyninizin hayatınızda olmadığı kadar çok zorlanacağı farklı bir ortama girmek üzeresiniz. Beyniniz karmaşık görevleri yerine getirmek zorunda. Ve bunların hepsini düşünmeden yapabiliriz. Bu programda beynimizin bunu nasıl yaptığını keşfedeceğiz. Ve böyle bir yerde olanların yaşadığımız hayatı nasıl şekillendirdiğini öğreneceğiz. İnsan beyni ve onu daha iyi nasıl kullanıyoruz?"